19 Ekim 2019 Cumartesi

KOZANA BİCELİ KÖYÜ FOTOĞRAFLARI EŞLİĞİNDE MUSTAFA NECATİ




Türkiye'nin gelmiş geçmiş en çalışkan, en vatansever  Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati'nin kaleminden.......Okuyun bakalım şimdi yaşadıklarımızdan ne farkı var..........Türk'ün Türk'ten başka dostunun olmadığını, şu kocaman dünyada yapayalnız olduğumuzu anlatıyor. 
Aşağıdaki yazı Ahenk gazetesinde Aralık 1919 tarihinde yayınlanmış..... Fotoğraflar Yunanistan Biceli köyüne ait....ardımızda bıraktığımız gözü yaşlı topraklarımızdan ....



"Zavallı milletim sen asırlardan beri yaşamak için çırpındın, ölüm karşısında metin ve azimkâr çalıştın, hududların ateşin sinesinde yanık ve imanlı kalbinle Allah'ına istinad ederek, milletinin kalbine zehirler akıtanları, milletinin ruhuna hançerler saplayanları öldürdün.....milletinin namus ve şerefine el uzatan milletlerin elini kırdın. Mukaddesatına, dinine bühtan edenlerin ağzını yırttın.
Sen hak dininin muhafızı oldun, senelerce o dinin ulviyeti, kudsiyeti uğrunda can verdin. Mekke yollarında, Medine sahralarında, Yemen çöllerinde, Mısır ellerinden Şam ve Beyrut diyarlarında milyonlarca genç ve dinç evladın öldüğü Kudus'ün önünde bir avuç mevcudiyetinle büyük bir kuvveti, bir cihan kuvvetini durdurdun........
Senelerce koynunda din ve milletinin yabancıları olanları hakimiyetinin bayrağının himayesindedir. diye besledin. Bir gün hududa siz gidiniz ben rahat edeyim demedin. Onlar ferih fahur senin gölgende yaşadılar.Kuvvetlendiler, bayrağını hakimiyetini yırttılar, çiğnediler, hükumetler kurdular sana meydan okudular.Yine gittin, yine onları terbiye etmeye hadlerini bildirmeye gittin öldün,öldürdün.......
Şeref şan uğrunda milliyet ve vatan uğrunda yine hayatı feda ettin şerefim yaşasın dedin......
Aileni aradın öldü dediler Mezarını sordun bulamadın.Çocuğunu aradın öldü dediler Bir hatırasını istedin bulamadın Kimsesiz kudretsiz kaldın. Hala sana kendini düşünme incinirsin, kendin için hakkını isteme kızdırırsın derlerse inanma, bütün eski kanaatlerini bırak ve artık varlığın, benliğin için çalış ve bil ki kendini bildiğin, kendin için çalıştığın gün kurtulacaksın. Her vakit mazlum ve mağdur olduğun, her vakit ölüme koştuğun halde bütün cihan şimdi sana katil ve hunhar diyor. Rumeli'nin imanlar taşıyan camilerini kanlarla yıkamayan muhteris kuvvetler çocuk anne kesen eller, genç kız ve ihtiyar baba doğrayan kollar hep unutuldu.
Girit'in yırtıcı kartalları binlerce müslümanın kalbini parçalarken hiçbir ağızdan bir himaye sesi çıkmadı. Şimdi bütün cihan bağırıyor, bütün cihan haykırıyor, bütün varlıklarıyla bütün kuvvetleriyle hesap isteriz diyor. Bizim milyonlarca öldürülen kardeşlerimizin hesabını sormaya hakkımız yok iken, dört katilin yaptığı cinayetin faili sen oluyorsun. Zavallı milletim yüksel ve bil ki hakkını bildirmeye muktedir olduğun gün her kuvvet önünde eğilecektir." diyor Mustafa Necati......

Vatanını sevmek, Milletini sevmek, Türklüğü sevmek, Müslümanlığı gerçekten sevmek böyle birşey işte.....kalpten gelir, samimidir.








4 yıllık emeğimin sonucu olan kitabımı 2018 yılında yayınladım. Vefa örneği olmasını istediğim için ; doğduğu toprakları bir daha göremeyen buğulu,elâ gözlü tüm mübadillere ithâf ettim. 
Umarım birçok mübadile faydası olur. Kitapta Kozana'ya bağlı 61 köyde yaşayan 5140 Türk-Müslüman-Erkek nüfusa ait bilgiler bulunmaktadır. Kitabı almak isterseniz eğer sertaccihan@hotmail.com adresinden veya 05386748294 nolu whatsapp hattından  ulaşmanız  yeterlidir. 


14 Ekim 2019 Pazartesi

100 YILLIK JERVENİ KÖYÜ BAKKAL DEFTERİ




CUMBALI EV

Sevgili Leyla Kaplan hocamın derlemelerinden......

KESRİYE JERVENİ KÖYÜ BAKKAL DEFTERİ

Jerveni köyüne ait ulaştığımız bir diğer defter ise, köyde hem hocalık, hem de bakkallık yapan  Arif hocanın defteridir. (Arif hocanın torunları Münevver ve Müzeyen Güller’in özel arşivinde bulunan defterde)  Arif hocanın köyde işlettiği bakkalın gelir ve gideri ile ailesine yaptığı harcamalar, köylülerin alışverişleri, alınan yiyecek ve malzemeler,  satılan çeşitli mallar, şahitlerin isimleri vb. yazılıdır. Yüz yıl öncesi köyde yapılan alışveriş listeleri, satılan ve alınan mallar ödenen ücretler, yiyecek ve hayvan fiyatlarının yazıldığı bu defter sadece köyü değil Kesriye’deki  günlük  yaşamı aydınlatacak bilgilere sahiptir.
Köylülerin satın aldığı yiyecekler ve ihtiyaçları olan diğer malzemelerle ücretleri  günü gününe yazılmıştır. Defterdeki 26 sayfanın 25 sayfası  tamamiyle yazılı olup ;1905-1918 tarihleri arasında Kesriye Jerveni köyünün alış veriş malzemelerini, o günkü fiyatları, en önemlisi insanların birbirlerine ve köyün hocasına güvenlerini göstermektedir.
Arif Hoca'nın günlük olarak tuttuğu defterde kendi harcamalarını şahit göstererek yazması ve Amerika'da çalışan kardeşi İlyas'ın gönderdiği paraları aldığını ve bir kısmını ne şekilde harcadığını yine şahitlerle yazması dikkat çekicidir.
Osmanlı para birimi yanında Fransız parası kullanırken Yunan para birimlerinin işgal altında dahi kullanılmamış olması dikkat çeken diğer bir konudur. Aşağıda defter sayfalarından alınmış birkaç örnek verilmiştir.

Teşrinisani 1332 ayında…………………harcamaları beyanı:

Cinsi                kıye    .........     pare                 Cinsi                 kıye    ……….            pare
Şeker                  1        18            ---                   Hınta                 1          150          ---
Gaz                     1        25            ---                  Çavdar              1         120           ---
Sabun                1         12            ---                  Mısır                 1         115           ---
Tuz                     1           5           ---                  Alaf                  1           40          ---
Pirinç                 1         10           ---                  Burcak?           1           70          ---
Kayve(Kahve)    1          23          ---                 Şağer?             1            80         ---
Zeytinyağı          1          18          ---   
Yağ                     1         30          ---
Pili                     1         14         ---


Papuçi Çernolişte karyesinden Astar Taryko İlyas ağaya sanat öğreddiyi içun verdiği makina ile alet on Osmanlı lirayi, altı Osmanlı lirayi el hakkı....teslmimat...pare....lira-i Osmani umum mesarifan aletler ile onaltı Osmanlı lirası olmuştur.
1 Osmanlı lirası İlyas bedile (yedile) Osmanlı lirası kendim verdim. 13 Kanunevvel 1330
                                                                                                                   (13 Aralık 1915)
6 Osmanlı lirası Benim yedile dört Osmanlı lirası, bir İngiliz, bir Napolyon, dört guruş ufaklık, altı lira....Şahin Hüseyin, Nuri Raşid, Selim Besim Mehmed...... 20 Mart 1331 (1916)
Papuçlar içun 50 pare....
Diğer papuçlar astar ile 10 pare....
20 Eylül 331 (1916) İlyas bedile Tarikuya bir Napolyon ve beş dirhem verilmiştir.  

28 Teşrinisani (kasım) 332 (1917) tarihinde yukarı çarşıda bir diş çektirdim on guruş aldığımı beyan ederim.
27 Ağustos 334 (1918) Pazarertesi günü Fransız tarafından bizmim köyden sekiz öküz alındı. Bizmim siyah öküzü  otuzdört  Napolyon parası, İbrahim Nezir'in, Zeynel Ağoş'un, Kerim Ferhat 
11 Teşrinisani (Kasım) 335 (1919) Pazarertesi inek bir erkek buzağı toğurdu.
5 Kanunevvelde Kesriye'de şaro (şareno= renkli keçi) keçiyi yüz on guruşa sattım. 
                                                                                                       
Balkan savaşları sonrasında Balkan devletleri arasında yapılan mübadele de uygulama dışında kalan Jerveni köyü, I.Dünya savaşı sırasında, Yunanistan müttefik olduğu devletlerle beraber Osmanlı Devletinin işgalini kulaktan dolma haberlerle takip etmeye çalışmıştır. Savaş sırasında Yunan ordusuna asker olarak katılmayı kabul etmeyen gençler köyü terk ederek, Osmanlı ordusuna hizmet etmeyi görev bilmişlerdir. (Çanakkale muharebelerinde 2 Jerveneli şehit olmuştur)

 I.Dünya savaşı sonrası Türk milletinin Anadolunun işgalini sona erdirmek amacıyla yaptığı Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra Lozan’da barış antlaşması görüşmeleri devam ederken Yunanistan’ın isteği ile 30 Ocak 1923 tarihinde Mübadele Antlaşması imzalanmıştır.
Bu anlaşma sonrasında mübadele edilecek köyler arasında yer alan Jerveni köyü de yer almıştır. Yüz binlerce müslüman Türk vatan bildikleri toprakları,doğdukları,doydukları köylerini terk etmek zorunda kalmışlar. Ağustos 1924 tarihinde Anadolu’ya gelmek üzere yola çıkan Jerveni köylüleri 5 veya 7 Eylül’de kendi istekleri ile Ürgüp / Mustafapaşa’ya (Sineson) gelip yerleşmişlerdir.
                                                                          Sevgilerimle

8 Ekim 2019 Salı

MİDİLLİ'YE BAĞLI TÜRK KÖY MAHALLE ADLARI VE BİR RODOS HİKAYESİ


 Babası Celalettin Rodoslu'nun kaleme aldığı, kendi hikayesi eşliğinde Rodos'u, Rodos'ta yaşayan Devlet büyüklerini, sürülen sadrazamları, Kırım hanlarını da anlattığı "Rodos ve İstanköy adalarında gömülü tarihi simalar" adlı  kitabı bana ulaştıran sayın Nuri Rodoslu'ya en derin saygılarımla...

Kitabın önsözünde;

"Elinizde bulunan bu kitap 1912 yılından 1947 yılına kadar İtalya egemenliğinde bulunan  Rodos adamızdan 1938 yılında İtalya da sürgünde bulunduğu zaman Anadolu'ya kaçarak gelen Babam Celalettin Rodoslu'nun Rodos ve Oniki adalılara armağınıdır. İlk defa 1945 yılında Ankara da Çankaya matbaasında bastırılmıştır. Anadolumuza kaçarak gelmiş veya zorla göç ettirilmiş bütün dış Türklerin ortak yazgısı bir derlemedir. Nelerimizi orada bıraktığımızın yazılı vesikasıdır." diyor Sayın Nuri Rodoslu.


.............................

Talia ve Nuri'den olma Celalettin; 1912 yılının 13 Mayısında Rodos'ta dünyaya gelmiş. Dört çocuğun en büyüğü...babalarını erken kaybetmeleri sonucu aileyi korumak görevi de ona düşmüş. Çok genç yaşında almış olduğu bu görev neticesinde bir taraftan eğitimini sürdürürken diğer taraftan ise ailesinin geçimini sağlamaya çalışmış. O zamanlar İtalyan egemenliğindeki adada İtalyanca da öğrenmiş. Türkiye'den getirttiği kitapları sahibi olduğu Nur kitap evinde satmış. Okul sonrası genç Türkiye'nin Rodos Başkonsolosluğunda görev almış. İtalyan hükümranlığı döneminde istihbarat bilgilerini Ankara Hükümeti'ne gönderdiği için sürgün ile cezalandırılmış. 2 seneye yakın İtalya'da sürgün hayatı yaşamış. 1938 yılında sürgün cezası çekerken kaçıp Türkiye'ye gelmiş.

İşte o İtalya'da sürgün cezasını çekerken kaleme aldığı şiir aşağıda
Midilli fotoğrafları eşliğinde, Rodos bir Türk olan Celalettin Rodoslu'nun duygu dolu şiiri ve ardından Midilli'den gelen Türklerin nerelere yerleştirildikleri ve Osmanlı Hakimiyetinde iken Midilli'nin mahalle ve köylerinin adları.....

Tanrı Türkü korusun!

Sevgilerimle




SÜRGÜNDE

İki değil, seksen yılda sürgünlerde kalırsam;
Hiçbir zaman değişmez benim büyük adağım.

Ölüm beni bu yerlerde pençesine alırsa,
Mümkün değil kırılmaz benim çelik kanadım.

Uçar uçar bu dağları denizleri aşar da
Ana yurdun bağrına ben mezarımı kazarım.

Atalarım Altaylardan göğreyip akmışsa da,
Tarsuslardır benim asıl, benim sosyal kaynağım..

Ben bir Türküm, Türk oğluyum, Türk yaşarım.
Hangi Sinyor bana aşı vuracakmış şaşarım.

Evet TÜRKÜM. Oh ne büyük, ne yüksektir bu adım.
Selam sana benim güzel, benim ulu bayrağım..

Bugün için bağlı ise iki elim ayağım,
Kayalardan da sert olacaktır yarın savaşım..

Yurttan ırak, yad illerde sessiz sessiz yaşarken,
Harlamayan vulkan gibi için için kaynarım.

Dört rüzgara haykırarak and içerim tınmadan,
Anamdan emdiğim süt, kan-irin aksın burnumdan

Kararsın, koksun,şişsin leşim
Ateş yakmasın, toprak örtmesin,sular yutmasın..

Karanlıklarla lanetler olsun leşim.
Eğer TÜRK olarak ölmesini bilmezsem.......

Celalettin Nuri
İtalya (Gallicchıo) Ağustos 1937






Mandamados sokakları ve Baş Melek Mikail'e adanmış Taksiarhis Manastırı...Hıristiyanlar için önemli bir hac merkezi...
ayrıntılı yazı burada





ve Molivos kasabası sokaklarında kalesinde çeşmelerinin kitabelerinde hala Osmanlının izleri var.




Sarlıca palas'ın ayrıntılı hikayesi burada  




Yerleştirildikleri yerler

Ayvalık Fethiye-Edremit-Sakarya-Zeki bey-Kemalpaşa-Kazım paşa-İsmet paşa-Vehbi bey-Alibey (Cunda) mahalleleri
İstanbul Gedikpaşa-Kadırga-Beyoğlu
Edremit Turhan bey-Cami vasat-İsmet paşa-Orta Cami-Gazi İlyas mahalleleri-Küreköy- Zeytinliköy-Havran- Tahtacı köy-Papazlık köyü-Turhan bey köyü-Narlı
İzmir- Foça-Tepecik-Bayraklı-Dibekbaşı-Darağacı-Bergama- Bergama Rahmi bey mahallesi-Eşrefpaşa
Burhaniye Cami Kebir mahallesi- Gömeç-Dere-i Kebir-
Çanakkale- Ayvacık-Eceabad Seddülbahir köyü





MİDİLLİ
KÖYLER
NAHİYELER
Sarlıca
Aryana
Katırtoz
Kalonya
Komi
Fesleke
Afteronda
Mandamanda
Müstefna
Simorya
Dafiya
Yere
Herse
Kızıltoprak
Kalapoza
Ayasu
Cumalı
Pelye
Filya
Molova
Göle
Polihnet
İşlemetopu
File
İpyoz
Misetyo
Sağrı
Pilmar
Kapya
İstematyo
Petre
Polihnet
Balçık
Ayasu
Çömlekköy
İlkoplu
Katırtoz
Yayla
Aryana

Bolonik
Kukla
Hedre

Balçık
Haymenişin
Anamutya

Kokmide
Görye
Praşle

Masagra
Almotya
Misetopu

Ağra
Pela
Pelye

Vasyapot
Vakya
Eskemya

Saferi
Kilaparo
Rafine

Halka
Kabliya
Ostilmut

Petrecik
Lotra
Demistiğna

Lotra
Vasilçot
Ayani

Arino
Ağripa
Kışla

Taç
Lezgor
Miravro

Lipkada
Aya Paraşkova
Potra

Mestina
Moriye
Yukarı İskele

Sukopolo
Gargor
Hisarlıca

Oktarunda
Mülük
Kablabodu

Sakari



MAHALLELER

Balizade
Bacızade
Kale-i Bâlâ
Aşağı Kale
Bâlâ
Minareli Cami
Debbağhane
Pariszade
Ağra
Aziziye
Hüdaverdi
Şukufe
Kale-i Süfla
Hasan Reis
Ağakapı
Kızıltoprak
Pervezzade
Kalender Çeşmesi
Kumluk
Muhittin
Çınarlı
Hamam
Kanlıdere
Payzade
Süfla
Pazarzade
Meşrutiyet
Parszade
Yukarı Kale
Mektep
Turunçlu
Üç çeşme
Koru







BU BİR MÜBADELE HİKAYESİNİN ANLATILDIĞI RADYO HİKAYESİ

KOZANA HATIRALARI......

Selam Mübadil insanların fotoğraflarıyla birlikte bir mübadele hikayesi anlatımı burada....Bakalım kimlerle ortak hikayelerimiz var?...