20 Ocak 2017 Cuma

OKÇULAR KÖYÜ 1915 SEÇMEN KAYITLARI






Kemal Yalçın'ın 3 ödüllü kitabı "Emanet Çeyiz" den bir bölüm

Sonra ne oldu?
Sonra bir sabah, bir bağırış, bir çığırış koptu! "Cavırlar gidiyormuş!" dediler. Korktum ! Koşup evinize geldim...Daha sonra Miroğlu'nun karısıyla iki kızı evimize geldi. Küçük kızı benden iki üç yaş büyüktü. Adı Sofiya idi. Biz "Safiye" derdik. Ablasının adı Eleni idi. Safiye ile Eleni'nin ellerinde birer çuval, annelerinin kucaklarında şitare ipek bir yorgan vardı.Kızlarının buğday sarısı saçlarının örgüleri bileğim gibiydi. İkisi de yeşil yeşil gözlü, uzun uzun boylu, dünya güzeli kızlardı. Eleni tam gelinlik çağındaydı...Safiye, birlikte evcilik oynadığımız Safiye ağlıyordu...."

"Abacığım, biz gidiyoruz.Amma döneceğiz, amma dönmeyeceğiz! Ne olacağımız belli değil! dedi Minoğlu'nun karısı."Bunlar kızlarımın çeyizleri! Size emanet! Gidip gelmemek, gelip görememek var! Gelirsek verirsin kızlarıma.Dönemezsek ver bir fukaraya, hayrımız olsun! Yeyip,içtik birlikte...Çok yardım ettin bize.Hakkını helal et!
"Helal olsun! Helal olsun! diye diye kocakapının ağzında sarmaş dolaş oldular. Sarıldılar anama, ağlaştılar. Safiye bana, ben Safiye'ye baktım! Anasının elinden tuttu. Sonra Kurudere'ye doğru yürüdüler. Safiye arkasını döndü,döndü bana baktı! Dereye varınca bir yas, bir ağıt başladı!...
Babamda başladı ağlamaya!
Babamın ağladığını ilk görüyordum.Sesi titredi, gözyaşları sesini sesini bastırdı.
Ben donup kaldım!
Bir daha bu olayı ne ben sordum, ne de babam anlattı....
Ne zaman Lalabağı'na gitsem, boş alanı görünce, Minoğlu'nun kızları ve babamın ağlayışı gözümün önüne gelir, içim cız eder."

Okçular köyü seçmen listeleri aşağıda.....
                                                                         Sevgilerimle


OKÇULAR





SIRA NO
ADI
LAKABI
BABA ADI
DOĞUM TARİHİ
İŞİ
6481
Ali
Muçu Oğlu
Suhri
1864
Çiftçi
6482
Ahmet
Kehüz Oğlu
Mustafa
1854
Çiftçi
6483
Yakup
Parakâl Oğlu
Omer
1884
Çiftçi
6484
Yusuf
Parakâl Oğlu
Uzeir
1864
Çiftçi
6485
Zulfikâr
Parakâl Oğlu
Hiset
1844
Çiftçi
6486
İbraim
Parakâl Oğlu
Halil
1884
Çiftçi
6487
İbos
Koca Ali Oğlu
Usein
1882
Çiftçi
6488
Mamut
Parakâl Oğlu
Suliman
1872
Çiftçi
6489
Marem
Parakâl Oğlu
Yusuf
1889
Çiftçi
6490
Mehmet
Muçu Oğlu
Usein
1884
Çiftçi
6491
Mumin
Koca Ali Oğlu
Usein
1879
Çiftçi
6492
Murat
Parakâl Oğlu
Zulfıkâr
1882
Çiftçi
6493
Musa
Parakâl Oğlu
Omer
1864
Çiftçi
6494
Musa
Kel Musa Oğlu
Hasan
1865
Çiftçi
6495
Musa
Muçu Oğlu
Ahmet
1839
Çiftçi
6496
Besim
Muçu Oğlu
Usein
1882
Çiftçi
6497
Nazif
Kehüz Oğlu
Ahmet
1890
Çiftçi
6498
Omer
Parakâl Oğlu
Musa
1840
Çiftçi
6499
Osman
Parakâl Oğlu
Uzeir
1888
Çiftçi
6500
Usein
Kehüz Oğlu
Mehmet
1839
Çiftçi
6501
Usein
Koca Ali Oğlu
İbrahim
1859
Çiftçi
6502
Ramadan
Kehüz Oğlu
Usein
1879
Çiftçi
6503
Ramadan
Parakâl Oğlu
Omer
1886
Çiftçi
6504
Recep
Kehüz Oğlu
Usein
1874
İmam
6505
Sait
Kehüz Oğlu
Usein
1889
Çiftçi
6506
Sali
Parakâl Oğlu
Uzeir
1876
Çiftçi
6507
Suliman
Metmezi Oğlu
Hasan
1861
Çiftçi
6508
Suliman
Topal Oğlu
Halil
1879
Çiftçi
6509
Tafil
Muçu Oğlu
Musa
1874
Çiftçi
6510
Halil
Parakâl Oğlu
Rüstem
1864
Çiftçi
6511
Hasan
Kel Musa Oğlu
Musa
1834
Çiftçi

17 Ocak 2017 Salı

MUSTAFA NECATİ'NİN MÜBADİLLERLE İLGİLİ GENELGESİ


Selam 

 Sayın Prof.Dr. Kemal Arı hocamızın tarihin tozlu sayfalarından çıkardığı, bize kazandırdığı genelge'de,  Mustafa Necati; emirlerini,  o kadar içten ve duygu dolu cümlelerle yazmış ki, duygulanmamak elde değil. Tam bir devlet adamı mantığıyla hareket ederek " Derdini sormayacaksın, yüzüne bakıp anlayacaksın" diyor. 




"1. Kış başlamıştır. Teşkilatımızın hazırlık döneminde, göçmen taşıma işlerine önemli ölçüde el atılmıştır. Bu zorunlu durumdan dolayı, bölge müdürlerinin göçmenleri indirme iskelelerinden uzaklaşamadıklarını ve çalışma alanlarını oluşturan vilayet ve kazalarla tam anlamıyla ilgilenmeye zaman bulamadıklarını görüyorum. İndirme iskelelerinde bulunan bölge müdürleri, her halde bölgelerinin en uzak noktalarına kadar gidip etki ederek, göçmenlerin küçük ve gizli yaralarına çare bulmayı en önemli görev saymalıdırlar. Bunun için de bölge emrine verilen memurları bölge içindeki vilayet ve kazalara göndererek, işlerin içinde bulunmaları gerekir. Buna dikkat etmenizi tavsiye ederim.
2.Bölge müdürleri, örgütleri hakkında kapsamlı bilgi vermiş değillerdir. Onun için bölge müdürleri emrinde bulunan memurlar oraya gönderilmiş ya da gönderilmesi kararlaştırılmış bulunan göçmenlerin yerleşme, beslenme ve rahatlarını sağlamaya yeterli midir? Bunu belirleyerek bildirmelidirler. Gereksinim oranında memur göndereceğimden, bölge müdürleri memur gereksinimlerini bana anlatmalı ve bu konuda beni ikna etmelidir. Her bölge müdürü emrindeki memurlardan dolayı sorumludur. Atanan ve seçilen gerek maaşlı ve gerek gündelik ücretli memurlardan yararlanma olanağı olmayanlar, derhal işten çıkarılmak üzere bakanlığa bildirilmelidir… Görevini namusu kadar sevmeyen memurlar, imar ve iskan işlerinde çalıştırılamazlar. Çünkü imar ve iskan işi, kardeşlerimizin yaşamı, memleketimizin huzur ve mutluluğu işidir. Çalıştırılamayanları çalışır duruma getirmek, çalışma yeteneği olmayan ve bu işe büyük bir aşkla sarılarak çalışmayanları memurlarımın arasında görmek istemiyorum. Bunu önemle ilginize sunarım…
3.. Herhangi bir muhacir kardeşimin özen ve ilgiyle bakılmamasından dolayı uğrayacağı akıbet, vicdanım üzerinde acı ve elemli etkiler yapar. Sizde de aynı etkiyi yapacağından eminim. Bu nedenle Hilal-i Ahmer dispanserleri, Hilal-i Ahmer örgütü yerleştirilen göçmenlerin sağlığını tam anlamıyla sağlayamıyorsa, bunları güçlendirmeye çalışmakla birlikte, doğrudan doğruya bölgeniz emrinde bulunmak üzere doktor atayabilirsiniz. Aynı zamanda, gelen kardeşlerimizi üretici duruma koyabilmek için bunlara gönderdiğim genelgede vurguladığım gibi, tohum, araç-gereç vermek yetkisine sahipsiniz. Dolayısıyla, bu tohumlar ekilmiş midir? Gerekli yerlere verilmiş midir? Bütün bunları incelemek gereklidir. Bunun için de tarım uzmanına gereksinim varsa, atarsınız. Yalnız gerek doktorlar, gerek tarım uzmanları atak, kötü hava koşullarından yılmaz, gezmekten usanmaz, incelemelerinde etkili olmalıdır. Köylere, kazalara, şehirlere yerleştirilen göçmenlerin kesin olarak memurlarımızın şefkatli ilgi ve özenli bakımdan uzak bulunmamalıdırlar.. Örgütte bu noktaya önem veriniz. Ne kadar arazi ekildiğini, ne kadar hasta, ölüm ve doğum gerçekleştiğini her on beş günde bir raporla bildirmek gereklidir. Gerekli malzeme ve sağlık araç-gereci bulundurmaya dikkat etmelisiniz. Ölenlerin ölüm nedenlerini doktor raporuyla birlikte merkeze göndermeniz gerekir. Doğumlar da önemle izlenmelidir. Doğan çocuklar gözbebeğimizdir. Bunların yaşaması için çalışmak gereklidir. Bunlara gerekli yardımı yapacağımdan, doğum gerçekleştiğinde bana günü gününe haber verilmelidir.
4.. Şimdiye kadar gönderdiğim genelge ve emirlerde sözü edilen görevlerin yapılışı gerçekleşmiş olmasına karşın, aşağıdaki noktaya da çok önem veriniz:
1.. Göçmenlerin köylerdeki genel durumları nasıldır? Onlarla temas eden memurlarımız yüzlerine baksa, biraz dertleşse herşeyi keşfedebilirler.Çehrelerin, ifadelerin ayrı ayrı anlamları vardır. Bir bakışımızla, yerleşimini sağladığınız göçmenlerin refah içinde ya da sıkıntıda olduğunu anlayabiliriz. Bundan dolayıdır ki, memurlar göçmen kardeşlerimizle sık sık temas etmeye ve onlarla dertleşmeye mecburdurlar. Camı kırık, kapısı sökük hiç bir göçmen evi istemem. Bütün göçmenlerin yerleştirildikleri evlerin camları, kapıları düzenli değilse, dikkat etmek gereklidir. Bölgelerde bu malzemeyi sağlayarak, kesin olarak her evin soğuktan korunmasını güvence altına alınız. Şayet bölgenizde bu malzemeyi bulamazsanız, telgrafla istemelisiniz.
2.. Yataksız yorgansız hiç bir göçmen kalmamalıdır. Paltosu, ayakkabısı olmayanlar var mıdır? Kundaksız yavruların olması olasılığını bile düşünüyorum. Hilal-i Ahmet Teşkilatı şimdiye kadar bize büyük oranda yardım etmiştir. Genel Merkeze yazdığım telgraflara verilen cevaplarda, her bölgede bu gibi malzemelerin bulunduğunu bildirmişlerdir. Bunları Hilal-i Ahmer memurlarından isteyerek sağlamak gerekir. Şayet sağlanamazsa, telgrafla bakanlıktan istek, gerçek görevlerimizdendir.
3.. Göçmenlerin oturdukları evler, sürdükleri tarlalar geçici değildir. Mübadele işleri son bulunca, kendilerine kesin olarak verilmiş olacaklardır. Göçmenlerin bu konuyu bilmeleri gereklidir. Dolayısıyla ev ve arazinin kendi malları olduğunu kulaklarına sokmalısınız. Oturduğu evin kendi malı olduğunu bilen bir adam, onu korumaya ve onarmaya çalışır. Aksi takdirde, gelişigüzel bırakır ve sonuç olarak da baştan başa düşman eliyle yakılıp yıkılan ülkede yeni viraneler meydana gelir. Her göçmene evine sarılmasına ve onu onarması görevinini anlatmalısınız.
4.. a- Onarım işlerine önem vermek, en önemli görevlerdendir. Terkedilen malların harap olanlarını bundan önce verdiğimiz emir gereğince onarmak gereklidir. İlkbahar’da her bölgede yapılması gerekli köyler için de şimdiden bilgi edinmeye çalışmalı ve mevsim gelince derhal işe başlattırılmalıdır. Buna ait ne gibi girişiminiz varsa, raporla bakanlığı haberdar etmelisiniz…
b- Gelen göçmenler kardeşlerimizdir. Göçün acılarına uğramış vatandaşlarımızdır. Bölgenizde özellikle yerlilik, yabancılık gibi bir zihniyetin ortaya çıkmasına engel olmak için halkı aydınlatmak gereklidir. Bir Türk göçmeni kardeşi gibi bağrına basmayanlar, asalet ve faziletin dünyada mümessili olan büyük atalarımızın çocukları sayılamazlar. Fazilet ve büyüklük, yoksullara yardım, göçmen kardeşlere samimi ve gülümseyen, iltifat eden bir yüz takınmakla gerçekleşmiş ve sağlanmış olur.
Bütün bu yazdıklarımdan amacım, sizleri en küçük davamıza kadar duruma egemen, makamınızın manevi etkisinden güç ve esin alan, işlerinizde etkili, göçmenlere baba, yavrularına ana şefkat ve saygısıyla bakarak, kardeşlerimize öksüzlük ve gariplik çektirmeden, bolluk içinde ve üretici konuma getirmiş biçimde yaşatarak bu kutsal göreviniz başarmaktır…"
Mübadele İmar Ve İskan Vekili Mustafa Necati