30 Aralık 2014 Salı

27 ARALIK ATATÜRK'ÜN ANKARA'YA GELİŞİ

Günaydın... 
Cumartesi günü 27 Aralık idi.Yani Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 95.yıl dönümü.... Kurtuluş Savaşının en iyi Ankara'dan yönetilebileceğini düşündüğü için Mustafa Kemal, temsil heyeti üyeleri ile birlikte 27.Aralık 1919 saat 14.00'de Keklik pınarı sırtlarından Ankara'ya gelmiş.Bu nedenle her yıl anma töreni kapsamında Keklik pınarı girişinde bulunan Atatürk parkında  konuşmalar yapılır. Seğmenler gösteri yapar, Atatürk koşusunun başlangıcı bu parktan yapılır.  

SEĞMEN GÖSTERİSİ

Atatürk'ün Ankara'ya gelişi Kurtuluş Savaşı dönemindeki en önemli olaylardan biridir. Çünkü TBMM'nin  kuruluşu Türk ordusunun kurulup hazırlanması çalışmaları Ankara'da yapılmış böylece Ankara Milli Mücadelenin merkezi haline gelmişti.


SEĞMEN GÖSTERİSİ

Ankara'nın Seğmenleri......

SEĞMEN GÖSTERİSİ

SEĞMENLER PARKI

Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin canlandırıldığı park; yol kenarında, yemyeşil, bakımlı bir park... Atatürk heykeli,Seğmen heykelleri,Türk kadını heykelleri,arabası her detay düşünülmüş... 

SEĞMEN GÖSTERİSİ

Seğmenler çok güzel bir gösteri yaptılar....

ATATÜRK KOŞUSU
 Asker her zamanki gibi Atatürk'ümüzü yalnız bırakmadı ve sahip çıktı. Bando mini bir konser verdi. 
ATATÜRK KOŞUSU PROTOKOL

 Protokol arkadaşlar.....
Protokoldekiler yanlış anlamasın ama ben hiçbirini tanımıyorum.Meşhur siyasilerin  protokolde olmayacaklarını zaten biliyordum da  CHP'li  Çankaya Belediye Başkanı nerede acaba? İlçesi sınırlarında yapılan bir törene katılmak bu kadar zor mu?

27 ARALIK ATATÜRK KOŞUSU

 Atasına Ülkesine gönülden bağlı vatanseverler bugünde oradaydılar.Atatürk koşusuna Bayrağımızla katıldılar. Güzel bir gündü..Böyle anma günlerinin daha coşkulu, daha kalabalık kutlanacağı günleri görmek ümidiyle yazımı bitiriyorum...
                                                                               Sevgilerimle

24 Aralık 2014 Çarşamba

BUZLUK BÖREĞİ

Buzluk böreği
Günaydın gençler ve genç kalanlar:)
Boş günlerinizde sarıp buzluğa koyduğunuzda, sizi çok rahatlatacak bir börek tarifi vermek istiyorum. Çıkarıp buzlu buzlu üzerine yumurta sarısı sürün hopp fırına...45 dk.sonra yumuşacık, çıtır börekleriniz hazır...ohh miss....
kıymalı börek

MALZEMELER
*3 yumurta
*1 su bardağı süt
*1 su bardağı zeytin yağ
*Yarım çay bardağı su
Yukarıdaki malzemelerin tamamını şekşeke (tupperın ayran yapıcısı) koyup iyice karışana kadar  çalkalayalım.
*1 kg.yufka


Kıymalı börek



İÇİ  MALZEMELER
*250 gr.kıyma
*1 tane büyük boy patates
*1 orta boy kuru soğan
*1 adet sivri biber


BÖREK İÇİNİN HAZIRLANIŞI
Küçük küçük  doğradığımız kuru soğanları, sivri biberimizi  tavamıza koyalım. yarım fincan zeytinyağı ile soğanımızı hafif pembeleşinceye kadar  kavuralım. kıymamızı tavamıza ekleyelim.beraber kavurmaya devam edelim.Ardından rendelenmiş patatesimiz tavamıza ekleyelim.birkaç dakika daha kavurduktan sonra tavamızı ocaktan alalım.
Börek yapımı

Bir yufkayı yayalım.Üzerine hazırladığımız karışımı fırçayla sürelim.Bir yufka daha serelim tekrar karışımdan sürelim.8'e bölelim. Kıymalı-patatesli içimizden böreğimize bolca koyup saralım. Böreklerimizin üzerine yumurta sarısı sürelim. Üzerine ise bu kez susam yerine mavi haşhaş attım. Önceden ısıtılmış   175 C fırında yaklaşık 45 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirelim. 
                                                                     Sevgiler
Kıymalı Börek,




Buzluk böreği

22 Aralık 2014 Pazartesi

KIŞ DİYE KENDİMİZİ SERMEYELİM-YAZA ZOR TOPARLANIRIZ 7.POST


Günaydın
İşte benim diyet listem....Çorbayı o kadar çok severim ki sadece çorba içerek yaşayabilirim.:)
Bir ara diyet listelerinde kilo vermek istiyorsanız  çorbayı bırakmanız lazım yazmışlardı da uykularım kaçmıştı falan :) Hayatımın hiçbir döneminde fazla kilo problemi olan biri değildim. Hamile olduğum dönemler hariç.....
Hira Melis'e hamileyken yaklaşık 30 kilo almıştım.Doğum yaptıktan sonra 5 kilosu gitmiş, kalanı da bana armağan olmuştu. Kalan kilolar beni o kadar üzmüştü ki 2.ayda resmen ölüm diyetine başlamıştım. Su ve sütten başka  ağzıma tek lokma koymuyordum. Bu bilinçsiz diyet programım 5 gün sürdü. Hamileliğim yeni sona ermiş.Vücudumdaki bütün depolarım boşalmış..Nekahat dönemim ve benim bilinçsizce başladığım aklım sıra diyetim..... Sonra ne oldu tahmin edersiniz.... kan şekerim düştüğünden dolayı bayılmaya başladım.Tabii hemen son verdim bu duruma.. yemek yemeye tekrar başladım. Yaklaşık 3 ayda sadece emzirerek  10 kilo verdim. Artık vücudumda, toparlanmaya başlamıştı ki; ikinci mutlu haberi aldık Doruk geliyordu....Böylece kilolarla tamamen  vedalaşmam 2 yıl kadar ertelendi. Sonunda ama; iki küçük bebek, iş, ev dörtlüsü bende kilodan eser bırakmadı...
Lütfen kilo verme konusunda  bilinçsiz davranmayın..Acele etmeyin. Hareket etmekle her şey o kadar güzel yoluna giriyor ki......
Şimdi ise yaptığım; formumu korumak ve selülitlere izin vermemek....
                                                                                                                               Herkese iyi haftalar diliyorum. Sevgiler


ŞEYDA COŞKUN DİYET





19 Aralık 2014 Cuma

17 ARALIK MEVLANA'DIR






17 Aralık'ta  vefat eden Sevgili  Mevlana, ölümünü "Sevgiliye Kavuşma" olarak kabul etmişti. Şeb-i Arus   Mevlana'nın düğün günü  (ölüm günü) töreni hakkında kullanılan tabirdir. Hz.Mevlana  17.Aralık.1273 günü akşam üstü güneş gökyüzünü kızıla boyarken,  Allaha kavuştuğu için tören;17.Aralık günü İkindi vaktinden sonra Kuran-ı Kerim okunarak başlar ve"Aynü'l-Cem "yapılmak suretiyle icra edilen bu merasimin gecesine  "Leyletü'l-Arus"da denir. Farsça "Şeb"- Arapça "Leyle" Gece demektir. "Urs" ise Düğün ya da düğünde verilen ziyafet; "Urs" kelimesinden türetilmiş "Arus" kelimesi ise; gelin demektir.

Yani Şeb-i Arus Düğün gecesi-Gelin gecesi anlamına gelir. Mevlana'nın vefat gecesini ve bu gecenin yıl dönümlerinde yapılan töreni ifade eden mevlevi terimidir.

Konya'da yaşadığım dönemde yani 2000-2004 yılları arası  Şeb-i Arus törenlerini izlemek bir türlü kısmet olmamıştı.Zaten törenlerde  Mevlana'ya yakışmayan bir  şekilde  vasat bir spor salonunda yapılıyordu. Türbeye ise ayakkabılarımızı  çıkarıp, elimize verilen siyah naylon torbanın içine koyarak giriyorduk. Her şey o kadar köhne ve vasattı ki.....bu köhneliğe rağmen 365 gün  Mevlana -Şems ve diğer türbeler,  gezilmesi gereken her yer Japon turist kaynardı. O dönemlerde Konya'da doğru dürüst otel bile yoktu.Küçük motel tarzı yerler vardı. Yer bulmak mümkün değildi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mevlana öğretisini benimseyen ve çok seven Japonlar Konya'yı ve Mevlana'yı asla yalnız bırakmazlardı.

Bizler daha Mevlana'nın öğretilerini öğrenemeden; Dünya insanı Japonlar çoktann ona sahip çıkmışlardı o zamanlar...

  2011 yılında  Şeb-i Aruz törenlerine katılmıştım. Yeni yapılan Mevlana Kültür merkezinde olmuştu.Şahane bir ortamda, maneviyatı çok yüksek bir gece yaşamıştık. Hatta o duygu seline kendini kaptırıp  yoga yapanlar bile vardı.Konya'da yaşadığım dönemde benim için Mevlana; çaresiz kaldığımda, bunaldığımda, üzüldüğümde koştuğum ve huzur bulduğum tek yerdi....Ankara'ya dönerken bir tek Mevlana'dan ayrılacağım için çok üzülmüştüm...Taşınırken; gece gittim türbesine...kapısına yüzümü dayayıp  Allahaısmarladık ben gidiyorum dedim.

Biliyorum ki o da beni
Güle güle git diyerek uğurladı....

                                                                                      Sevgilerimle  








16 Aralık 2014 Salı

KUMAŞ YAPIŞTIRMA İLE FİSKOS ÖRTÜSÜ


Sonbahar gibi geçen, bir 16.Aralık gününden  herkese merhaba....Yaklaşık bir haftadır aşağıda göreceğiniz proje ile uğraşıyorum. Kenarlarını daha yapamadım ama daha fazla dayanamayacağım bir an önce sizlerle paylaşmak  istiyorum.

 Efenim herhalde salı günü başladım ben bu örtüyü yapmaya......Çünkü sallandıkça sallandı..Bu sefer beni çok uğraştırdı ama pek güzel oldu. 

ELİŞİ MASA ÖRTÜSÜ


İlk olarak zevkimize uygun  iri motifli bir tülbent alıyoruz. 
İri motifli olursa kesmek daha kolay.Tülbent çok ince olduğu için kesilen yerler tel tel ayrılmıyor. Küçük motifler, girintisi fazla olan yerler ,kesme işinizi zorlaştırır. Motifi bir bütün olarak çıkartıyoruz. Sonra 90*90 cm olarak kestirdiğimiz Ödemiş ipeğine motifi yerleştiriyoruz.


 Şık düğme'den alınan  ART DECO YAPIŞTIRICI' sı ile bir fırça yardımıyla,  motiflerin üstünden  fazla dışına taşırmayarak  yapıştırıyoruz. Taşarsa eğer; üzülecek bir şey yok çünkü yapıştırıcı şeffaflaşıyor.  

HANDMADE



HANDMADE

Dört kenarına motiflerimizi yapıştırdıktan sonra 24 saat kurumaya bırakalım. Daha sonra tersinden ütüleyerek fikse edelim.



Masa örtüme  biraz canlılık, pırıltı katması için yukarıda gördüğünüz simli yapıştırıcı ile güllerin kenarlarını, kıvrımlarını  bu yapıştırıcı ile belirledim.


ELİŞİ MASA ÖRTÜSÜ

Nasıl kullanacağınız hayal gücünüze kalmış. İsterseniz runner yapın, isterseniz masa örtüsü....


ELİŞİ MASA ÖRTÜSÜ


     İlk kez yıllar önce  yaptığım, yaparken çok keyif aldığım bir proje idi bu ipeğe tülbent yapıştırma işi.....Tekrar yapmak biraz uzadı fakat çok keyifli oldu. Farklı-özel.....

      Kenarlarına daha dantel dikeceğim fakat bekleyemedim                 hemen paylaşmak istedim. Nasıl olmuş? Beğendiniz mi?
                                                                                        Sevgilerimle





13 Aralık 2014 Cumartesi

KIYMALI TARHANA ÇORBASI YAPILIŞI


KIYMALI TARHANA ÇORBASI

Selam
Bugün yani sabahtan sizlere Tarhana çorbasının tarifini vermek istedim. Büyüklerimiz bu çorbayı  enerji olsun, tok tutsun diye sabah kahvaltıda içerlermiş. Tabii o zamanlar her şey zor, enerjiye çok ihtiyaç olurmuş...Bizim gibi rahat ve sağlıksız bir yaşantıları yokmuş....:)
  Tarhana; bence Türk milletinin DNA sarmalında varolan bir çorba.....sevmeyen yok gibi herhalde di mi? Ayrıca kendisinin  duygusal-fiziksel iyileştirici etkisi vardır. :) Bizim evde tarhananın  ustası annemdir....çırağı  ben :) Kevgirden geçirme aşamasında devreye sokulan yamaklar ise bizim kızlar...Çünkü yılların aşçıbaşısı  tarhanayı robottan geçirmeyi asla kabul etmez, kevgirden geçirtir. :)
Tarhana yapımları çeşit çeşit....Yaş olanı var,cips gibi kıtır kıtır olanı var, kevgirden geçirileni var,güneşte kurutulanı var...Bizim tarhanamız birazda Rumeli usulü olur. Kuru toz tarhana....Bir de mayalama işlemini kısa tutup, kurutmaya başladığımız için tarhanamız tatlı olur. Kısmet olursa yaza tarhanayı yapıp, nasıl yaptığımızı sizlerle  paylaşırım. 
Eskiden Maraşlı komşularımız vardı annesi tarhanaya incecik tepsilere döker.Güneşte kuruturdu. Çocukken onları cips gibi katur kutur yemeğe bayılırdım.....İnternetten kısacık bir araştırma yaptım. Maraş tarhanasının diğer adı döğmeli tarhana imiş...
Neyse efenim geçen sene tarhanayı çok yapmışız o yüzden bu sene tarhana yapmadık. Sizlere bugün çoğu  kadının ezbere yaptığı tarhana çorbasının tarifini vermek istiyorum.


TARHANA ÇORBASI
MALZEMELER
*1,5 litre su
*3 yemek kaşığı zeytin yağ
*1 yemek kaşığı  salça (Ben yemeklerime lezzet kattığını düşündüğüm için biber ve domates salçasını eşit ölçülerde karıştırır kullanırım)
*2 yemek kaşığı kıyma
*Bir su bardağı tarhana
*3 diş sarımsak
*Nane,tuz,kırmızı pul biber

YAPILIŞI
Orta boy tenceremize 3 yemek kaşığı zeytinyağımızı koyalım. 2 yemek kaşığı kıymamızı ekleyelim. Kavuralım.Ardından 1 yemek kaşığı salçamızı ekleyip 1-2 dakika daha kavuralım. Sonra  suyumuzu tenceremize ekleyip  1 su bardağı tarhanamızı tenceremize ekleyelim. Karıştırarak pişirelim.Kaynamaya başladıktan sonra yeteri kadar tuzumuzu ekleyelim.Sarımsaklarımızı çorbamızın içine rendeleyelim. Ocağımızın altını kapatalım.

Kaynayana kadar karıştırmak çok önemli.Karıştırmayı aksatırsanız topan olur.Blenderdan geçirmek zorunda kalırsınız. 

Küçük  tavaya yarım fincan zeytinyağını koyalım istediğimiz kadar naneyi ve kırmızı pul biberi atıp azıcık kavuralım. Tarhana çorbamızın üzerine ekleyelim. 

 Muhteşem tarhana çorbamız hazır...Afiyet olsun...

                                                                                        Sevgiler

KIYMALI TARHANA ÇORBASI

10 Aralık 2014 Çarşamba

KIŞ DİYE KENDİMİZİ SERMEYELİM-YAZA ZOR TOPARLANIRIZ 6.POST

Selam
Zayıflayacağız-forma gireceğiz  serisini yayımlamaya devam ediyorum arkadaşlar....Geçen hafta ki hamam maceramı sorarsanız eğer gayet güzeldi fakat çok kalabalıktı. Yani bu tecrübeden sonra artık haftasonları hamama gidilmeyecek ya da çok erken saatte gidilecek :) Fiyatlarını yazayım da  Ankaralıların bilgisi olsun...Hamam önünde bulunan Tarihi Karacabey hamamına gittim. Giriş 25 TL.Kese 5TL-Masaj 5 TL.

Bu postumuzun konusu ise " KARABUĞDAY"..... kendim denemedim ama benim azimli 3 kuzenimin diyetinde çokkkk işe yaradığını kendi gözlerimle gördüm.....Haberiniz olsun...

                                                                                 Sevgiler

ŞEYDA COŞKUN ZAYIFLAMA





9 Aralık 2014 Salı

GEL YA DA GİT - UNUTURSAM FISILDA




Söyleyecek sözün varsa; söyle
Anlatacak hikayen varsa; anlat
Hayallerin varsa; peşinden koş
 hiç durma.....
Denemeden, nelere gücünün yeteceğini nereden bileceksin?
Yapmazsan eğer; o pişmanlık seni yakar, kavurur.....
(Yukarıdaki satırlar hayat görüşümün özetidir.)

Çağan Irmak'tan duygu ve mesaj yüklü bir film daha....Şahaneydi.....

                                                                                           Sevgiler 



4 Aralık 2014 Perşembe

YOĞURTLU KEK TARİFİ

Selam

Bu aralar çalışkan bloggerları bir taktir ediyorum,bir taktir ediyorum sormayın yani.....Bense yayın hazırlamak için bir türlü zaman bulamıyorum. Resimlerini çekiyorum-bilgisayara atmaya zaman yok...Cep telefonumda 2000 resim, Ipad'de 500 resim ... fotoğraf makinasında bir o kadar daha...ayıklamaya, çevirmeye zaman yok...Resimleri; iş yapa yapa (gel 2 tıkla iş yapmaya git şeklinde) bloga at, iki satır yazı yazmaya otur, nihayetinde yayınla...Bu iş çok büyük sorumluluk gerçekten...Üçüncü çocuğum gibi....Özen istiyor, bakım istiyor, ilgilenilmek istiyor....

Kısaca gün bana yetmiyor...:( Günün 48 saat olmasını talep ediyorum ben Hakim bey :)))))

Şimdi gelelim Yoğurtlu kek tarifime....Yoğurtlu kekleri seviyorum.Daha yoğun oluyor....


YOĞURTLU KEK TARİFİ

 Malzemeler
*Oda sıcaklığında 4 tane yumurta
*Yarım su bardağı zeytin yağ
*1 su bardağı toz şeker
*1 su bardağı yoğurt
*Yaklaşık 3 su bardağı un
*1 tane vanilya
*1 tane kabartma tozu

YAPILIŞI
Şeker ve yumurtayı göz göz olana kadar mikserle çırpalım.Daha sonra yoğurdu ve zeytinyağını ekleyip 1 dakika daha çırpalım. Unumuzu eleyelim içine vanilyayı ve kabartma tozunu ekleyelim.Mikseri düşük devirde çalıştırarak karıştıralım.

Yağlanmış,unlanmış kalıba dökelim.Soğuk fırına koyalım.Fırını 150 C ayarlayalım. Kabarmaya başlayınca fırının ısısını 170 C çıkaralım.40-45 dakika pişirelim. İlk yarım saat fırının kapağını kesinlikle açmayın. Sonra kekin ortasına bıçak ya da kürdan batıralım. Hamur yapışmazsa pişmiş demektir.
                                                                                     Afiyet olsun

KEK TARİFİ