29 Mayıs 2014 Perşembe

GAZİ EVRENOS BEY TÜRBESİ-YENİCE-İ VARDAR

Yunanistan gezisi yazılarıma Yenice-i Vardar ile devam ediyorum

Gazi Evrenos bey, Yenice Vardar'a geldiğinde  burada bulunan gölün güzel ikliminden ve dağın serinliğinden  faydalanmak istemiş ve şehri burada kurmaya karar vermiş. Ekonomik ve askeri alanda şehri organize etmiş. Gazi Evrenos bey  burayı bir ticaret merkezi haline getirmiş. Büyük bir Kervansaray, pazar yeri, çeşmeler, okullar, hamamlar, camiler, aşevleri, 740 dükkan yapmış, burada 1417 yılında  vefat etmiş ve aşağıda göreceğiniz türbesine defnedilmiş.

GAZİ EVRENOS MEZAR TAŞI

Gazi Evrenos Bey'e ait mezar taşı 

GAZİ EVRENOS'UN MEZARI

Türbenin asıl mezar yeri
Altın bulabiliriz umuduyla, mezar zamanında talan edilmiş, fakat içinden sadece Ya Ali yazılı tespih parçaları çıkmış.


GAZİ EVRENOS'UN MEZARI

Türbenin restorasyonu yekpare yapılmamış. Restorasyonu yapılan  ilk  bölüm asıl mezarın olduğu yermiş.

GAZİ EVRENOS'UN MEZARI



GAZİ EVRENOS'UN TÜRBESİ

Üst tarafta  Gazi Evrenos Bey'in Türbesinin eski ihtişamlı görünümü 
Alt resimde ise; restorasyon çalışmaları sırasında Türbe

GAZİ EVRENOS'UN MEZARI

Türbe talan edilmeden önce bayağı görkemliymiş.


MİHRAP

Türbeye ait kıbleyi gösteren  mihrap

İSKENDER BEY CAMİİ

Arka tarafta görünen İskender bey camii
Bugün Caminin minaresi ve üst kısmı yok olmuş.Şimdi ki saat kulesinin oradaymış. 
TİKA bir an önce bu duruma el atmalı....Birer birer yok oluyor kültür varlıklarımız......

ŞEYH İLAHİ HAZRETLERİ MEDRESESİ
Rehberimiz tarafından çeşmenin bulunduğu alan kutsal bir alan olarak anlatıldı. Fakat Seyahatnameden anladığımız kadarıyla burası zamanın ünlü  Şeyhi İlahi Hazretlerinin medresesiymiş. Seyit İlahi camii ve hamamı olarak anlatılan imaret  şu anda  askeri bölgenin içinde kalmış.


Evliya Çelebi'nin Seyâhatnâme adlı on ciltlik eseriyle Türk edebiyatına ve kültürüne eşsiz bir eser armağan 

eden Evliyâ Çelebi'nin yolu, Yenice-i Vardar'a da uğradığında, şehri ayrıntılı bir şekilde tasvir 

eden Evliyâ Çelebi, burada bir tane medrese olduğunu bildirdikten sonra, söz konusu medrese 

hakkında kendine has üslûbuyla 


“Bir âdem her ne kadar ahmak hebennak-ı sa'le-bi‟l-humakâ olsa bu dershânede bir kere 
bismillahi dese, elbette bir yılda tefsîr-i şerîf istihrâc etmeğe liyâkat hâsıl eder, zîrâ Şeyh İlâhî 
hazretlerinin nazargâhıdır.” demiştir. 

"Nazargahın sözlük anlamı Allah-u Teala'nın baktığı (nazar ettiği) yer anlamına gelirmiş."

Yani  Müslümanlar  için çok önemli bir mekanmış.


YENİCE-İ VARDAR

 O zaman ki yaşantılar ile ilgili olarak Seyyah Edward Lear'ın tasvirleri türbenin duvarlarını süslüyor.

YENİCE-İ VARDAR

YENİCE-İ VARDAR

Türbenin önünde bizi bir kasa kirazla karşılayan Belediye başkan adayına da ayrıca buradan teşekkür etmek istiyorum.

Son olarak sizlere www.lozanmubadilleri.org.tr/ vakfının gezisine katılan arkadaşlar ve Yunanlı dostlarımız ile  hoşçakalın diyorum.



                                                                                    Sevgiler

26 Mayıs 2014 Pazartesi

EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARANLARIN KÖYÜ KOÇANA-PAREA


15-19 Mayıs 2014 
tarihinde http://www.lozanmubadilleri.org.tr/ vakfı ile gittiğimiz Yunanistan gezi notlarımıza devam ediyoruz.


BURSA ULUABAT GÖLÜ
Turumuzun,  köyleri gezdiğimiz ikinci gününde, köylülerin kendi çabaları ile oluşturdukları müzeyi görmek üzere eski Koçana yeni Parea köyüne geldik. 
Bu köyde yaşayanlar, Bursa  Uluabat gölü kenarında bulunan Akçalar köyünden gelmişler. Bu nedenle müzenin girişine Uluabat gölünün fotoğrafını asmışlar. Ne güzel.....Nesiller boyu çocuklarına aktarabilecekler. Benim gibi kılı kırk yarmayacaklar.Nereden geldik nasıl geldik v.s. :( 

MÜBADELE MÜZESİ

Mübadelede bırakılan ve daha sonra bağışlanan eşyalar müzenin her köşesinde..... 



MÜBADELE MÜZESİ

MÜBADELE MÜZESİ

Sol köşede bir Türk kadını resmedilmiş.

MÜBADELE MÜZESİ

Babaannemin yatağının aynısıymış. Annem öyle diyor...Duvar halıları, danteller kimlerin ellerinden çıkmış acaba?

MÜBADELE MÜZESİ

Şu alttaki radyodan dedemlerde vardı. Kanal arar dururdu....Dokunmam yasaktı. Cızırtı gelmemesi için çok hassas davranır, kulağını radyonun hoparlörüne dayayıp ayarını yapardı Ne günlerdi ama.....

MÜBADELE MÜZESİ

Şu zarafete bakın hangi genç kızın rüyasını süslemiştir acaba? 


MÜBADELE MÜZESİ
Berber malzemeleri....
Sahibi ölünce ailesi hepsini müzeye bağışlamış.Aynada bendeniz......
MÜBADELE MÜZESİ

Şu köke bakar mısınız? Koca koca taşları nasıl da yutmuş....Doğanın gücü işte....

MÜBADELE MÜZESİ

Transistörlü radyolar, eski kitaplar,sandalyeler, duvar halıları


MÜBADELE MÜZESİ
Likör takımları, gümüş kaşık çatal takımları, boy boy anahtarlar, eski paralar, kristal su takımları yine çok eski bir vitrinin içinde....
MÜBADELE MÜZESİ

Delikli bir kuruşlar...Leblebi tozu aldığım günler...


MÜBADELE MÜZESİ

Sağ tarafta kafasından vurulmuş bir askerin miğferi :(

MÜBADELE MÜZESİ
Halı dokuma tezgahları, tütün tezgahları, nalbur malzemeleri
MÜBADELE MÜZESİ
MÜBADELE MÜZESİ



MÜSLÜMAN MEZAR TAŞI

İla Rahmetullah

1244 yılına ait Türk mezar taşı
Kime aittir acaba?

MÜBADELE MÜZESİ



MÜBADELE GÖÇ YOLLARI

Mübadele zamanında ki göç yolları


EKMEĞİNİ TAŞTAN ÇIKARMAK

Ekmeğini taştan çıkaranların köyü, sizlerden öğrenecek çok şeyimiz var.

Bizler Dünya Lideri Atamızın doğduğu eve sahip çıkamazken, küçücük bir köy halkının yaptıklarına bakın...
İbretlik bir durum

Bu gezimizde bizler
Altınları bulamadık ama Altın gibi dostlar edindik.

                                                                       Sevgilerimle

21 Mayıs 2014 Çarşamba

HAYAL KIRIKLIĞI


Herkese buruk bir merhaba....

Daha önce bahsetmiştim.15-19 Mayıs 2014 tarihleri arasında 2.kez Lozan Mübadilleri Derneği ile Vatan'dan (Türkiye) memlekete (Yunanistan) gitmiştik.Oralarda nasıl duygusal anlar yaşadığımıza daha sonraki postlarda anlatmaya çalışacağım.

Selanik'te ilk durağımız Türk konsolosluğu içerisinde yer alan Atamızın evi idi.Tura katılan herkesin içi kıpır kıpırdı. Kapı açıldı diğer ziyaretçilerin çıkmasının ardından içeriye girdik. Yaşadığımız hayal kırıklığını anlatmaya çalışacağım 


SOMA

 Bayrağımız Soma'da ölen kardeşlerimizin anısına yarıya indirilmişti. Hüzünlüydü.
MUTFAK

  Evin tek eşyalı yeri mutfağı

YUNANİSTAN ATATÜRK'ÜN EVİ

Odalarda duvarlara yansıtılmış resimler evin kaybedilmiş ruhunu geri getirebilir mi? 

YUNANİSTAN ATATÜRK'ÜN EVİ

 Ya da pencere şeklinde konumlandırılmış olanlar?

HİRA MELİS

Gelecek nesil için sizce bunlar yeterli mi?

EN ÇOK İÇİMİ YAKAN ODA

En çok içimi acıtan oda...Cümleye bakınız
"Atatürk Dünyaya Bu Odada Gözlerini Açtı
İstanbul'da kapadı"
(Oldu bittiye getirmek böyle bir şey herhalde)
Soğuk bir kürsü....Böyle mi olmalı....Bunun manası ne?...İtibarsızlaştırmak, küçümsemek, aşağılamak...Hangisi?
Vatanımızın Kurtarıcısına, Dünyanın kabul ettiği bir lidere, Atatürk'ümüze yapılan bu haksızlığa hemen son verilmeli ve kişisel eşyaları evine geri gönderilmeli...


ATATÜRK


                                                                                                    Sevgilerimle


14 Mayıs 2014 Çarşamba

BÜYÜK YAS

SOMA

12 Mayıs 2014 Pazartesi

AYKIRI ANNELER GÜNÜ YAZISI



AYKIRI ANNELER GÜNÜ YAZISI


Herkese selamlar....Anneler gününüz kutlu olsun. Blogumda  anneler gününe özel  yazı yazmadım yazmak istemedim. On gün öncesinden başladı anneler günü seremonisi...Benim annem güzel annem şarkıları,dizilerin konusu anneler günü, reklamlar anneler günü odaklı...Hele dün facebook yıkılıyoooo...Bence hiç kimse annesine olan sevgisini ilan etmek zorunda değil...Annelerinde böyle bir beklentisi yok zaten...Anneler özellikle Türk anneleri  mütevazidir. Öp yeter.Sanırsın ki herkes annesine inanılmaz özenli, aralarındaki ilişki laylaylom.....Anneleri olmayan çocukları hiçkimse göz ardı etmemeli...Yüreciği annesinin yokluğunda  her dakika bir cenderenin içinde sıkılan, hayata tutunmaya çalışan, sarılamadığı için içi kan ağlayan, boğazında düğümlenen kelimeleri içinden,  kuru ve soğuk mezar taşlarına annem sana geldim diye  haykırmak zorunda kalan bir yığın çocuk, bir o kadar da anne olmak için yanıp kavrulan, her türlü eziyetli yöntemi deneyip, bir türlü kucağına almak  kısmet olmayan insanlar var çevremizde...40 'lı yaşların başındayken annemi kaybetmek aklıma geldiğinde çıldıracak duruma gelen ben, o çocukların acısını tezahür edemiyorum.Biraz empati lütfen

Anlıyorum ki.......Ateş düştüğü yeri yakarmış

                                                                                Sevgiler



7 Mayıs 2014 Çarşamba

Pure Nature’dan Karesse Tayt İle Selülit Sezonunu Açmadan Kapayabilirsiniz!

Tarihlere bakıyoruz da… Utançtan şort ve mini etek giyememe, bacakları ellerin arkasında saklama mevsimi gelmiş. Fazla kilo? Selülit? Pürüzlü ve kötü cilt? Yoksa hepsi mi? Aslında biri ya da hepsi olsa da pek bir şey değişmeyecek. Çünkü ne siz kalkıp spor salonunda, spa’da veya masaj salonlarında saatlerinizi harcayabileceksiniz, ne de o aldığınız pahalı kremi aylarca kurumasını bekleyerek sürmeyi başarabileceksiniz... Ve bunların ikisi için uğraşırken de bir ton paranızı ziyan edeceksiniz.
Bilmeyenlere söylemekte fayda var; selülitin temel çözümü cilde uzun saatler boyunca yavaş yavaş kremle masaj yapmaktır. Çünkü sorunun kaynağı nem eksikliğidir. Bu nem eksikliği de günde bir kez krem sürerek bilin ki çözülmez. “Peki kim sürecek bu kremi 8 saat boyunca? Biscolata erkekleri mi...?”  diye düşünürken sana bunu yapan yepyeni bir üründen bahsedeceğim.
Ama isterseniz önce ürünü kullananlara bir kulak verelim.

Duygu Arabacı Pure Nature Değişimini Anlatıyor | izlesene.com
Adı Pure Nature; detaylı bilgilenmek isteyenler www.purenature.com.tr ‘yi ziyaret edebilir. Devlet destekli bir AR-GE projesi dahilinde üretilen, çok kaliteli bir ürün. Akıllı mikrokapsül teknolojisini, annemizin taytına, büstiyerine uygulamışlar... Biz ona Kozmetik iç giyim diyoruz. Ar-Ge yapıp, yemeyip, içmeyip selülit ve inceltme kremlerini mikrokapsüller halinde tekstil ürünlerine; tişörte, tayta, çoraba, büstiyere, korseye yedirmişler. İşte bu taytı giyiyorsunuz; evde veya işte koştururken bu mikrokapsüller kırılıyor ve teninize nüfuz ediyor.  Oturduğunuz yerden 28 günde 1 beden inceliyorsunuz.
Mesela tayt formundaki ürünlerinin adı Karesse. Karesse’yi 28 gün boyunca giyiyorsunuz… Ayrıca Karesse dışarıda giydiğin taytla aynı, inanılmaz şık, dikişsiz, resmen bacaklarınızdan akıyor... Anneninizin taytının, korsesinin akıllısını yapmışlar. Üzerine uzun bir gömlek, bol bir tişört ya da şu anki taytınızla ne giyiyorsanız onu giyin. Hatta şu an kullandığınız taytınızdan daha çok Karesse’yi giyeceksiniz çünkü mükemmel konforlu! Dikişsiz üretildiği için iz bırakmıyor ve her kıyafetinize uyabilecek bir çok rengi bulunuyor.
Netice mi? Selülitler gözle görülür biçimde azalıyor ve en önemlisi basen ve bacak bölgenizde 1 beden inceliyorsunuz. İnsan inanmak istiyor çünkü mucize gibi. Burada da devreye, Ege Üniversitesi’nde ve Fransız İntertek Laboratuvarı’nda yapılan, başarısı net bir şekilde kanıtlanmış araştırmalar ve testler giriyor.
O yüzden aslında ürün fazlasıyla güvenilir. Hem öyle olmasa kim kalkıp 6-7 yıl Ar-Ge bütçesini bu işlere yatırır. Bu mucizevi ürünleri yapan Türkiye’nin en büyük tekstil firmalarından biri; Sun Tekstil.. Sitelerinde Sık Sorulan Sorular’dan, online satışa kadar her şey mevcut: http://bit.ly/1jmBRdu . Ürünleri internet sitesinden almak da çok avantajlı çünkü istediğiniz her bedeni bulabiliyorsunuz. Bu arada mükemmel etki için “beden tablosuna” uygun ürün almayı sakın unutmayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

HIDIRELLEZ

SÜMBÜL
 Hıdırellez günü; bereketin,bolluğun,dermanın ve şifanın sembolü olan ab-ı hayat suyu (Hayat suyu) içerek ölümsüzlüğe kavuşan Hızır (a.s) ile denizden geldiği varsayılan İlyas(a.s)karada buluştuğuna ve bu buluşma ile şans,uğur,kısmet kapılarının açılacağına inanılır. Hıdırellez günü 5 Mayıs'ı  6 Mayıs'a bağlayan gece kutlanır.

Hızır ile İlyas'ın bütün gece gezdikleri ve dilekleri okudukları düşünülür. Bu nedenle her sene 5 Mayıs gecesi bizim evde hummalı bir çalışma başlar....
Çocuklar -sevgili hıdırellez... diye başlayan mektuplarında dileklerini sıralarlar....
Ben ve sevgilim mandallardan ev,yazlık v.s. yaparız.
Doruğun son model oyuncak arabaları (Tekne,uçak,helikopter istemenin sınırı yok yani......) balkona çıkarılır.
İçlerine bereket parası konularak cüzdanlar açılır.
Dualar eşliğinde bol bol sağlık,huzur dilenir...
Ayrıca
 Çimenlerde yuvarlanıp,salıncakta sallanmakla günahlarının döküleceğine inanılırmış.
Hıdırellez günü sabah ezanında uyanamayanların kapıları sarmaşıklarla bağlanırmış. (Cezaları da güzel be yaaaa.... bu mübadillerin :)
 Eskiden Hıdırellez tam leylakların açma mevsimine denk gelirmiş. Sabah annem bizi, leylakları yüzümüze dokundurarak uyandırırmış, bahar gibi taze olun diye.....
Sabah ezanında çıkılıp 40 tane kabarmış karınca yuvasının üstündeki topraktan bir tutam alınır minik bir kutuya konulurmuş bereket olsun diye....
(Annem sayesinde yıllardır deneniyor. Kesinlikle tavsiye edilir.)

KARINCA YUVASI

Niyet çömlekleri hazırlanır herkes manisini ya da niyetini yazar ve bu çömleğin içine atarmış ertesi gün açılır, dilekler okunur gülünür eğlenilirmiş....
Hıdırellez UNESCO'nun "İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesine" alınması amacıyla 2010 yılında çalışmalar başlatılmış... Bu güzel kültür mirasımız umarım bir an önce listeye girer.
Artık ben gidiyorum çünkü Hıdırellez ile buluşma vakti geliyor....
                                                             Hoşçakalın   Sevgiler







1 Mayıs 2014 Perşembe

EVLERE ŞENLİK ŞİVLİLİK

Yıl 2000.... Eşimin tayininin  Konya'ya çıktığı, benim işimi bırakmak zorunda kaldığım, kızımın 3 oğlumun 2 yaşında olduğu sene...  yaprak gibi savrulduğumuz Konya...

 Üç ayların başlangıcı sayılan Regaip Kandilinin bir gece öncesi Konya'da fenerini alan herkes fener alayına katılırlar. Sessiz ve uzun bir yürüyüştür....Fener alayını gören herkes yürüyüşe katılır sürekli büyüyen kalabalıklar semti baştan aşağı gezer . Konya'da yaşadığımız dönemde hep katıldık fener alaylarına....

ŞİVLİLİK

Şivlilik günü denilen ertesi gün ise; arkadaşları ile buluşan  çocuklar erkenden kapı kapı gezerek şeker,sakız,çikolata,lolipop toplamaya çıkarlar.Benimkileri hiç gönderemedim o ayrı :) Konyalı hanımlar ise evde "Pişi" yapıp, komşularına dağıtırlar.

 Ankara'dan tayini Konya'ya yeni çıkmış, Konya'nın gelenek göreneklerine yabancı biri olarak sabah saat 7.30'da  kapı zilinin çalmasıyla yataktan fırlayıp, yarı uyur vaziyette kapıyı açmamla birlikte  yaklaşık 10 tane çocuğun şivlilikkkkkkkkk diye bağırmasıyla neye uğradığımı şaşırarak, bende bağırmaya başlamıştım. Konya bizim için hayatın değişik yönlerini deneyimlediğimiz  güzel günlerdi.

 Bence toplumun her kesiminden insanın bu geleneği sürdürme çabası da Konya adına mutluluk verici bir durumdur.

Regaip Kandilimiz ve  1 Mayıs Emek ve Dayanışma günümüz kutlu olsun
    

                                                                  Sevgiler