31 Ekim 2014 Cuma

KIŞ DİYE KENDİMİZİ SERMEYELİM- YAZA ZOR TOPARLANIRIZ SERİSİ 1.POST


Selam geçenlerde bloguma gelen izleyicilerden birisi "zayıflatan bloglar" yazmış bana gelmiş.Nereden gelmiş, nasıl gelmiş, hangi postuma gelmiş araştırması yaparken; kış diye kendimizi sermeyelim, yaza zor toparlanırız postları yapmaya karar verdim.:)Demek; dedim kendi kendime, izleyicilerim hiç benim gibi kış diye yiyip içip yatmıyor...Kilo vermeye çalışıyor. 

Bu nedenle arkadaşlar haftada 1 gün Şeyda Coşkun'un iki yıl  önce Posta gazetesine yazdığı doğru beslenme, diyet, hayat tarzı konuları ile ilgili  yazıları paylaşacağım.

Yavaştan yavaştan başlayalım diyorum..8 ay kaldı şunun şurasında....

Sonra toparlanacağım diye çok perişan olursunuz...
Bak demedi demeyin :))))))




MEME KANSERİ

MEME KANSERİ SERHİRA


Herkese merhaba

Sevgili  GÜL Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı dolayısıyla beni mimlemişti. Mim'in şartı pembe eşyalarımızın resmini çekip, bir post yaparak konuya dikkat çekebilmek... Bakmayın resimde ki pembe eşyalara ben tam bir pembe tutkunuyum.Günlük kullandığım yemek takımım, su bardaklarım, avizem, duvar kağıdım, yatak örtülerim evdeki birçok şey pembe... 

Nihayet ekim ayının son günü bende bu konu ile ilgili kısacık bir yazı yazabiliyorum. Bu konuda ahkam kesecek değilim. Sadece şunu söylemek istiyorum..2 yılda bir mamografi hayat kurtarır.

 Ayrıca bu konuda  biz kadınları; en çok rahatsız eden durum mamografi cihazının canımızı çok yakıyor olmasıydı.(Bu sebepten mamografi çektirmeyen çok kadın biliyorum) 

Teknoloji ilerlemiş arkadaşlar Mamografi cihazı artık acıtmıyor...

                                                                                                                                                                                    Sevgiler




28 Ekim 2014 Salı

CUMHURİYET'İN ÇOCUKLARI



Cumhuriyet'in çocukları

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Ölene kadar asla ve asla taviz vermeyeceğim tek şey; sana olan sevgimdir.

Yolundan dönmeyeceğime bir kez daha söz veriyorum.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

26 Ekim 2014 Pazar

KALLEŞLERE SESLENİŞ




Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber 

Aguşunu açmış bekliyor seni Peygamber.....


Hey Kalleş


Belki de çarşı iznine çıkmış, anacığının babacığının 

gönderdiği 3 kuruş parayla yiyecek bir şeyler almaya

 çıkan.....

Belki de sevgilisine telefon etmeye giden....


Saçlarının traşından tanıdığın 

3 tane 20 li yaşlardaki yavrulara mı yetti gücün...


Niye maskelisin? seni Kürt vatandaşlarımızdan biri mi 

zannedelim istedin?


Delikanlı mısın? Niye arkadan sessizce yanaşıp 

kafalarına ateş ettin?


Utandın mı? Korktun mu?


Yoksa sen Lawrence olmak istiyorsun?


Ama şunu hiçbir zaman unutma.....

Bu Millet daha unutmadı sağ-sol  kavgası diye çıkartılan

 kardeş kavgasında yaşanılanları....


Bu ülkede yaşayan her ailenin evine ateş düştü o 

zamanlar....

Şunu da unutma ki

Türk anaları hala doğuruyor ve vatana millete hayırlı 

olacak evlatlar yetiştiriyor.


      Bir ölür bin doğarız........


Ruhlarız şad olsun yavrular.....















24 Ekim 2014 Cuma

BLOGGER DERGİSİ

Sevgili SENEM sabaha karşı aklında bir ampül yanması ile birlikte   blogger dergisi çıkarmaya karar vermiş.Şahane bir fikir... ne iyi etmiş..


Açıklamaları bekleyin anacım pek yakında

BLOGGER DERGİSİ PEK YAKINDA!

Bir yerlerde hala okunmamış şiirler , kitaplar ve dinlenmemiş şarkılar varsa 
bende orada olmak isterdim. 
Kimi zaman böyle düşünür yaşadığım zamandan soğur yeniliklere 
adım atmak isterdim.
Oysa okuduklarım daha okuyamadıklarımın yarısı bile değil  
dinlediğim müzikler dileyemediklerimden çok az. 
Var olanları keşfedemedikten sonra yeni yerlere doğru gitmek neden? 
Bunu soruyorum kendime cevabını henüz bulamasam da soruyorum. 
Saat gece yarısını çoktan geçti yeni bir gün daha başlamış oldu.. 
Hayatın sırrını, yaşamayı ve en çokta mutlu olmayı 
aradığım bu dünyada yeni bir gün daha başladı. 
Zaman kavramlarını yitirdiğimiz de dünyanın dönmesi çokta önemli olmuyor.
Peki zaman çok kıymetli ve geri  alınamazsa, dünyanın dönmesi çok önemli oluyor.
Hepimiz bir şekilde insanların hayatlarına dokunuyor 
yazdıklarımızla insanları evlerimize, dünyamıza davet ediyor ve onlara yer veriyoruz. 
Kimi zaman merak ediyor noldu neden yazmıyor diye soruyoruz?
Onları hayatlarımızdan bir parça yapıyoruz. 
En büyük acılarımızı, en büyük sevinçlerimizi paylaşıyoruz. 
Yeri geliyor teselli arıyoruz, yeri geliyor isyan ediyoruz.
Aslında bakarsan biz büyük bir aile oluyoruz. 
Farkına varmadan seviyor ve seviliyoruz. 
  
Başta kitaptan yazdın sonra müzik dedin şimdi bunlar ne diyeceksin. Biraz sabır anlatacağım ;
Hani yeni kitaplar, müzikler dedik ya işte bu da öyle bir şey.
Bu dediğim bizi bir yerde toplayan ''Blogger Dergisi''
Yeni kitaplar aramaktansa var olanlarımızla daha da çoğalmak için. 
Sabaha karşı bir ampül yanması sonucu ortaya çıkan bu fikir de desteklerinizi bekliyorum. 
Yazdıklarımızı daha ileri taşıyabilmek ve 
sesimizi daha çok duyurabilmek için hep birlikte olmaya ne dersiniz? 

 Bloglarınızda bu görselle yazıyı paylaşırsanız daha çok kişiye ulaşırız. 

https://www.facebook.com/bloggerdergisi
https://twitter.com/bloggerdergisi
http://instagram.com/bloggerdergisi

23 Ekim 2014 Perşembe

BAYRAM İÇİN ŞEKERPARE TARİFİ

BAYRAM TATLISI ŞEKERPARE FISTIKLI

MALZEMELER
*250 gr. tereyağ
*2 yumurta
*1 çay bardağı şeker
*1 su bardağından 2 parmak az irmik
*1 tane kabartma tozu
*1 tane vanilya
*3,5 su bardağı un

ŞEKERPARE NASIL YAPILIR
ŞERBETİ
*4 su bardağı şeker
*5 su bardağı su ile şerbetini hazırlayalım.

Şekerparelerin şerbetini önceden hazırlayalım.Soğumaya bırakalım.
Çünkü şerbetin soğuk,şekerparelerin sıcak olması gerekir.

ŞEKERPARE NASIL YAPILIR
YAPILIŞI
Tereyağımızı, 2 tane yumurtalarımızı,1 çay bardağı şekerimizi,1 su bardağından az irmiğimizi,kabartma tozumuzu, vanilyamızı hamur yoğurma kabımıza koyalım.3,5 su bardağı unumuzu eleyerek kabımıza ekleyelim. Yumuşak bir hamur yapalım. İyice yoğurduktan sonra hamurumuzdan  ceviz büyüklüğünde parçalar koparalım. Yuvarlak yapalım. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsimize koyup üzerine fıstıklarımızı batıralım.


ŞEKERPARE NASIL YAPILIR
                             180 C'de 15 dakika pişirelim.

BAYRAM TATLISI
Şekerparelerimin bir sırasının üzerine yumurta sarısı sürdüm...Parlak parlak oldu. 
Afiyet olsun

                                                                                                                    Sevgilerimle

21 Ekim 2014 Salı

ÜÇ GÜZEL KADIN- BİR HİKAYE BY FUŞYA


Selam 
Tavsiye meleği olduğumdan mütevellit, geçen gün Tavsiye Kanalı aracılığı  bir tanıtıma davetliydim.


By Fuşya; yaklaşık 20 yıldır dostlukları devam eden Funda-Şafak-Yasemin'in emeklerini bir araya getirerek Ankara Bahçelievler'de kurdukları, hayalleri büyük, sevimli bir dükkan ve tasarım organizasyon şirketi....


Dükkanda bulunan hemen hemen her şey el emeği, göz nuru....


Bu torbaların hepsi el yapımı...Dantelleri özel.. Bu torbaların kullanım alanları tamamen hayal gücünüze kalmış...İsterseniz iç çamaşırlarınızı saklayın, isterseniz altın günü ayakkabınızı....:)
Kadın dediğin süslü püslü olmalı canım.....


Favorilerimden biri yukarıda gördüğünüz kolye......
Yeşil-Mavi-Kahverengi olan hiçbir şeye dayanamam....


Lohusa takımı... tek kelime ile bayıldım....Süslü püslü muhteşem bir şey...Danteller,boncuklar,çiçekler...
Kız bebeklerin şanına layık bir takım...


Ahşap boyamalarda 3 arkadaşın elinden çıkma....Çok zevkli bir paravan olmuş di mi ama?? 




Ayrıca mevlüt organizasyonu, gelin hamamı ,doğum odası süslemesi, kına gecesi, baby shower organizasyonları da yapıyorlar. 


Şıklık ayrıntıda gizlidir diye  boşuna söylememişler.
Boncuklu kapı kolu....Hayal gücünün sınırı yok...
Evdeki kapı kolları....değişim için azıcık daha bekleyin.:)


Son olarak By Fuşya'nın adresini ve telefonunu vermek istiyorum.
Taşkent cad.(Eski Emek 1.cad.)No:14/B Bahçelievler/Ankara
Telefon 0312 215.57.57
                Yolları,kısmetleri açık olsun....Sevgilerimle

20 Ekim 2014 Pazartesi

ÖDÜL ALDIM BENDE :)


Sevgili HAVVA kendisinden beklediğim gibi :)))))bana ödül göndermiş.Bu ödüle bana da verdiğin için çok teşekkür ediyorum.

Yalnız bu ödülü almanın da vermenin de kuralları var ama....

1- Ödül fotoğrafını yayınlamak
2- Size ödül veren blogun bağlantısını eklemek
3- 15 bloga bu ödülü dağıtmak

Benim ödül verdiğim bloglar

12-Sevgili GÜL'e verdim... 

                                                                                   Sevgilerimle





18 Ekim 2014 Cumartesi

HAYAT MİM'İ

Sevgili http://buraliolmayanlarlokali.blogspot.com.tr/ sahibesi beni Hayat konulu bir mim ile mimlemiş. Cevaplamam biraz uzun sürdü. Çünkü bu aralar Hayat beni çokkk koşturuyor. Üzgünüm......
Umarım cevaplarımı beğenirsiniz.
1-Bu aralar hayatında neler oluyor, seni nasıl etkiliyor?

İnişler çıkışlar
Vatanımın içinde bulunduğu durum-üzüntüler, sıkıntılar
Akıp giden hayata yetişmeye çalışmak-koş Sertaç koş şeklinde

2-Hayatın senin için ne kadar önem arzediyor?
Bu konuda asla bencil değilim. Çünkü çocuklarımı doğru yetiştirip, vatana millete faydası olan bireyler yapabildikten sonra Rabbime bir can borcum var.Onu ödemeye gelir sıra...
  Bu sebebten  çok önemli...

3-Kendini bir kenara çekip düşündüğün olur mu?

Yokkkk hiç olmaz.Yürürken,yemek yaparken yani hareket halindeyken bazen düşünüyorum. :)))))

4-Nefret ettiğin bir alışkanlığın var mı?
Var fakat söylemek istemiyorum.
Kaç kere kurtulmaya çalıştım beceremedim.Ama birgün bırakacağım. :)

5-Bu hafta neler yaşadın?
Çok yoğun çalıştım.Çünkü her ayın son 15 günü acayip yoğun oluyorum. Hastalıkla uğraştım.

6-Hayat
Hayat sen ne çabuk harcadın beni
Nereye sürüklerse oraya gitmektir.

7-Son zamanlarda bir değişikliğe uğradığını düşünüyormusun?
Yok.
Aaaaa unutmuştum.Bazı insanlara karşı acıma duygumu yitirmeye başladım.
Beni bu duruma getirenler utansın....

8-Hayattan beklentin nedir?
Herkes için sağlık....
Sağlık olursa herşey olur.

                                                                              Sevgilerimle




16 Ekim 2014 Perşembe

OLMAZ Kİ.... BÖYLEDE DİZİ ÇEKİLMEZ Kİ.....

SERHİRA BENİM ADIM GÜLTEPE


Çarşamba akşamları GÜLTEPE günü benim için....Geçen hafta yayınlanmamıştı. Yayından kaldırılacağını falan okumuştum.Üzülmüştüm açıkçası... Çünkü 1.bölümden itibaren bizi ailecek ekrana bağlayan tek dizi...Geçen sezonda bizi böyle ailecek ekran başına geçiren dizi YALAN DÜNYA idi. Dün yayınlanan bölümde yine ekranda fırtına gibi estiler. Oyuncuların, her birinin performansları sanki birbirleriyle yarışıyordu.Müthişti. Bir yerden alıp,başka bir yere savurdular bizi...Emeğinize yüreğinize sağlık....

Bir de buradan televizyon yöneticilerine seslenmek istiyorum..Dizilerin yayın saatleri ve günlerini değiştirmeyin. Rayting kazanmaya çalışırken, kaybediyorsunuz..

Bu arada Mete Horozoğlu sen hep zeybek oyna emi.........

                                                                                       Sevgiler



14 Ekim 2014 Salı

FAVORİ KİTAPLARIM MİM'İ

Herkese merhaba....
Sevgili  Tanrı Zar Atmaz blogunun sahibesi, bloguna girdiğinizde sizi Carla Bruni'nin  Quelqu'un M'a Dit ile karşılayan, blogunda kaldığınız sürece sizi mest eden Sevgili Şenay beni favori kitaplarım ile ilgili bir post ile mimlemiş.Ne iyi etmiş.Bende elimden geldiğince cevaplamaya çalıştım. 
Beğenecek misiniz bakalım?

İlk Hayranlığım: 
Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü kitabıdır.


Favori Serim:
Kitap serisi okumaktan hoşlanmıyorum. Benim için bir kitap başlamalı, süreklemeli ve bitmeli.....Devam niteliğindeki kitaplar beni sıkıyor....Magazin tanıtımları gibi geliyor az sonra....az sonra.... :)

Favori Kitaplarım:
Ahmet Ümit'in tüm kitapları
Ayşe Kulin "Adı Aylin"
Canan Tan "Piraye"
Sinan Akyüz " İncir Kuşları"
Grange'ın tüm kitapları
Soner Yalçın'ın "Efendi"

Favori Erkek Karakterim:
Ahmet Ümit'in kitaplarındaki "Komiser Nevzat " karakteri
Akıllı,uyanık,hazırcevap,pratik zeka, aykırı hareketler yok yok herşey var karakterde....Ama yüzünü bir türlü hafızamda canlandıramıyorum o başka.........

Favori Kadın Karakterim:
Ayşe Kulin'in karakteri Aylin.... aklına eseni yapan  güçlü bir kadın...

Favori Okuma Saatim:
Yatmadan önce....

10 Ekim 2014 Cuma

TAVSİYE MELEĞİ OLDUM BENNNNN



Herkese merhaba
Bugün sizlere..... bloglarda gezerken gördüğüm, "Türkiye'nin en güçlü kadın topluluğu" sloganını kullanan, ilk çıkan ürünleri denememizi sağlayan ve bununla ilgili tavsiyelerimizi (iyi ya da kötü) isteyen, bence bu yüzden de üretilen malların kalitesini arttırmamızı sağlayacak olan, markadan beklentilerimizi anlamaya çalışan bir site TAVSİYE KANALI .........

Bu ay bana; L'oreal'in yeni çıkan ürünü Revıtalıft Magıc Blur'un 2 tane tam boy ürününü güzel bir kırmızı çanta içinde göndermişler. Çantanın içinde ayrıca tester'ları, Gratis'ten %50 indirim kuponları da vardı.

Bende test etsinler diye iş yerimdeki arkadaşlarıma dağıttım. Denediler.Öncesi ve sonrası yaptık.Resimlerimizi çektik. Sloganlarda  bulduk. Öz çekimi de (Selfie) yaptık.http://www.lorealparis.com.tr/  yarışma düzenlemiş.Kampanya sayfasına gönderdik.

Sabah sabah işyerinde bayağı bi eğlendik yani..:)))))

Şimdi gelelim ürün hakkındaki fikirlerimize... 

*Hafif bir krem sürümü kolay
*Çok çabuk etki gösteriyor
*İnce çizgilerde ve hafif lekelerde etkili....
*Cildi çokkkk yumuşatıyor.Akşama kadar hepimizin yüzü kaymak gibiydi.
*Bulaşmıyor
*Cildimiz aydınlık ve mat  oldu.
*Kokusu yok.
*Yüzümüzdeki ton farklılıklarını ayarladı..

Özellikle sabah, işe gelirken arabada makyaj yapan kadınlar için ideal....:))))))))))
                                                                                  Sevgilerimle

  



9 Ekim 2014 Perşembe

FELLAH KÖFTESİ NAM-I DİĞER SARIMSAKLI KÖFTE



FELLAH KÖFTESİ

Selam....Geçmiş kurban bayramınızı kutlayarak başlamak istiyorum. Yeterince kavurma yedik herhalde...Artıkkkk vücut sağlığımız için baklagillere dönme vaktidir diye ben bugün sizlere; 
 sevenlerin tekrar tekrar yemek istediği, ama sevmeyenlerinde "midemi ağrıtıyor" sızlanmaları ile burun kıvırdıkları ,bence enfes bir lezzet olan; sarımsaklı köftenin namı-ı diğer fellah köftesinin tarifini vereceğim.


Benim ailemin  mübadil olduğundan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Fellah köftesini genelde Çukurovalılar bilir. Annanemlerde mübadeleden sonra, birkaç yere göç edip en sonunda Adana'ya yerleşmişler. Bu nedenle o yöreye ait yemekleri gayet iyi bilir ve yaparlar.

Bizim yemek kültürümüz ortaya karışık türden yani...
Balkanların  bürekleri de pişer, Çukurova'nın yemekleri de.....
Hadi başlayalım......

FELLAH KÖFTESİ


MALZEMELER
2 su bardağı köftelik bulgur
4 tatlı kaşığı silme tuz
6 su bardağı su
5 yemek kaşığı un
10 diş sarımsak


SOS İÇİN
7,5 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı salça
2 tatlı kaşığı pul biber
1 demet maydanoz


SARIMSAKLI KÖFTE TARİFİ



YAPILIŞI

Bulguru geniş bir kaba alalım. İki tatlı kaşığı tuzu koyalım. Karıştıralım.1su bardağı suyu ara ara serperek 10 dakika yoğuralım.Unu ilave edelim. 2/3su bardağı suyu ekleyerek 10 dakika daha yoğuralım.Üzerinin kurumaması için nemli bez 
örtelim.5 dakika dinlendirelim.Su ile avucumuzu ıslatalım.Fındık büyüklüğünde köfteler yuvarlayalım.Ortalarını çukurlaştıralım. Delikli süzgece koyalım.

Kalan suyu ve tuzu tencereye koyalım. Su kaynamaya başlayınca üzerine delikli süzgecimizi yerleştirip uygun bir kapakla üzerini kapatalım. Kaynayan suyun buharı ile köftelerimizi 20-25 dakika pişirelim. 


Sarımsakları soyup havanda ezelim. Sıvı yağımızı bir tavaya alıp, ısıtalım. Ardından sarımsağı, salçayı, pul biberi yağın içine ekleyelim.1-2 dakika karıştırıp ocağımızı kapatalım.

Köfteleri haşladığımız suya sarımsaklı sosumuzu ekleyelim, karıştıralım. Delikli süzgeçte bulunan köftelerimizi tencereye ekleyip 5 dakika kaynatalım.


Tenceredeki suyu ile birlikte borcama alalım. Üzerine bir demet ince kıyılmış maydanoz ekleyelim. Sarımsaklı köftelerimiz yenmeye hazır.....Afiyet olsun



FELLAH KÖFTESİ NASIL YAPILIR

                                                                                      Sevgilerimle