YURTİÇİ GEZİLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YURTİÇİ GEZİLERİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2014 Pazartesi

AKYAKA GEZİ NOTLARI


YAVAŞLAYIN
Ahhh bu sözcük ne kadar güzel...Büyük şehirlerin karmaşasında, koşturmasında ne kadar ihtiyacımız var yavaşlamaya... ama olmuyor :(

Birkaç yıl önce Konya'dan bir arkadaşım bana gelmişti. Kısa zamanda birçok yer gezdirmeye çalışmıştım. Bütün gün oradan oraya yürü, mesai saati var, kapanmadan yetişelim, koş hadi, hey taksiiiii, burada eylem var, arkadan dolaşalım, inelim arabadan, yürüyerek daha çabuk ulaşırız...  replikleri ile geçmişti Ankara turumuz...

Eve geldiğimizde bana dönüp
Ben şimdi anlıyorum sizlerin neden zayıf olduğunuzu...Araba bir işe yaramıyor ki siz sürekli yürüyorsunuz  demişti...
Yani kısaca yavaşlayamıyoruz....Şehir buna müsaade etmiyor.

Gelelim Akyaka'ya...Birkaç yıl önce 2-3 günlüğüne gelip, 10 gün kaldığımız, çok sevdiğimiz tatil beldesi...Bu sene de görmeden gitmek istemedik. 1 günde olsa keyfini çıkartmaya çalıştık.
AZMAKBAŞI
AZMAK NEHRİ KAYNAKLARI 
Azmak buz gibi, Akyaka'nın içinden geçmesine rağmen kirletilmemiş, pırıl pırıl nehir...Azmağı, isterseniz tekne turu ile gezebilirsiniz, isterseniz nehrin kenarında arabanızı park edip, suyun serinliğinden faydalanabilirsiniz.
GÜZEL YOLLAR

Marmaris'in eski yolu...Çok severdim.Artık kullanılmıyor.

AKYAKA CUMBALI EV
    Akyaka'nın evleri cumbalı...Tarihsel doku bozulmadan inşa edilmiş. Tabii Akyaka'nın her yerinde, Nail Çakırhan ile Halet Çambel'in etkisi çok büyük...Nail Çakırhan'a 1983 yılında Dünyanın en saygın ödüllerinden sayılan, Ağahan Mimarlık ödülünü kazandıran evi de Akyaka'da.....


CUMBALI EV

Denize girmek için, içinde soğuk su kaynağı olan, ormanın içinde, suyu serin, doğası güzel  Çınar plajına gittik.

GÜZEL DENİZ

Mustafa ile denizdeyiz.  Bayağı da açıktayız....  Hem yüzüyorum hem de kendi kendime bu dubaları niye böyle yakına bağlamışlar diye düşünüp dururken;

- Sertaç senin geçenlerde okuduğun ve çok güldüğün  bir yazı vardı hani..(Coğrafya bilgisi bana on basar, Okurum ama;  çiçek, böcek, deniz görünce, orası mı?  burası  mı? diye hiçç düşünmem..)
- Hangisi...
- Hani şu  Çınar OSKAY'ın KİMSE KUSURA BAKMASIN ! KENDİMİZİ BİR BALIĞA YEDİRMEYİZ  yazısında anlattığı o Boncuk Koyu var ya....
- Hııııı (Bu cümlenin sonunu ben biliyorum mu neeeeee)
- (Eliyle bir köpek balığı için 3-5 kıvrılmada gelebileceği, yakın alanı gösteriyor) şuralarda bir yerde demez mi....
Eeee tabii bende renk attı,dudaklarım birden  morardı...
-Kıyıya jet hızıyla kulaç atarak gelmeye çalışırken
Arkamdan bağırıyordu
-Noldu korktun mu? Uysalmış bunlar uysallllllll
Jaws filmleri ile büyüyen ben, aslında  hiç korkmam 2 metrelik köpekbalıklarından......

İşte böyleee
Akyaka gezi notlarımda böylece bitti. Boncuk koyu yakında da olsa, biz Akyaka'yı çok severiz. Kirlenmemişliği, doğa ile içiçe hayatı, güzel denizi, serin Azmak nehri ile tam yaşanacak yerdir. 
Eğer;  Gökova körfezine yolunuz düşerse, bi uğrayın  bakalım beğenecek misiniz?
                                                                              Sevgilerimle



12 Ağustos 2014 Salı

KEKOVA -ÜÇAĞIZ


Herkese Selam.....
 Bu sene tatile, rezervasyonsuz çıktığımızı Kaş yazımda belirtmiştim. Finike'den Akdeniz'e indik. Oradan sahil şeridini takip ederek Kekova'ya vardık. Kekova'ya  bundan tam 16 yıl önce gitmiştik. Hira Melis'e 2 aylık hamileydim. Çok beğenmiştik. Tekrar görmek ve çocuklara göstermek istedik.


KEKOVAKEKOVA

Kıvrım kıvrım yollarından Kekova'ya  indik. Köşeyi döndük bir gişeyle karşı karşıya kaldık. Kekova'ya giriş ücretli.....Biz bu duruma şaşırınca -neyse dedi görevli çıkarken de verebilirsiniz diyerek bizi içeri soktu. Batıkkent Simena var  yaa...Her yere bir biletçi koymuşlar.Aynı şey Patara'da da oldu. Kişi başı giriş ücreti 5 TL. istediler. Şemsiye şezlong ayrıca ücretli...Bizde geri döndük. Görevlinin yanındaki köylü: 
-Abi tekne lazım mı dedi. (Orada denize sahilden girilmiyor.Mutlaka tekne ile koylara açılmanız lazım)
-Eeee tabi lazım....Fiyatları nedir dedi kocacım...
- Sizi istediğiniz koya götürür. Batık şehri gösterir.Fiyatı 260 TL. Yuhhhh artık....

Bir yerlerde okumuştum. Halkı kazıklamaya müsaittir diye yalan değilmiş vallahi.....

Boş oda var mıdır? dedik
-Boşuna aramayın bulamazsınız dediler. Biz inanmadık girdik.
(Şu inanmama huyumu çok seviyorum. Çok işe yaradığı durumlarda oluyor..... İlk söylenene  inanmam..Kendi gözümle görüp, kulağımla duymalıyım.)

İlk sorduğumuz ev pansiyonunda, 1 gecelik  2 oda bulduk. Tekneleri de varmış..

Yalnız bir daha Bayram'da tatile gidersemmmm......Oturacağım Bozkır Ankaramda.....
Tatil yörelerinde yaşayan arkadaşlar bileylemiş oluyorlar 
Önüne çıkan zavallı turistlerden çıkarıyorlar hınçlarını...... 

KEKOVA LİMAN

Kaldığımız evin önündeki manzara nefissss....

KEKOVA MANZARA


KEKOVA

                           Her yerde Likya Mezarları.....


YOLU OLMAYAN KÖY
Burası da Kale köy....
Ulaşım sadece denizden sağlanıyor...

DENİZE İNEN MERDİVENLER
Odalara yerleştikten sonra evin sahibinin teknesiyle, yüksek bir rakam karşılığında Batık şehir Simena'yı görmeye gittik. Oradan bizi denize girmemiz için, Tersane koyuna bıraktı. Telefon edin gelir sizi alırım dedi ve gitti.
SİMENA

Batık liman


Biz Tersane koyunda bulunan aşağıdaki yapının, ısıtma taşlarından dolayı, hamam olduğunu düşünmüştük ama Kültür bakanlığının sitesinde Bizans dönemine ait  kilise apsisi olduğunu belirtmişler.
BİZANS KİLİSESİ

Kazı yapılması yasak olduğundan dolayı kalıntıların tarihi bilinmiyormuş. Batık şehir, kıyı şeridi ve Tersane koyunda her yer kalıntılarla dolu.... Evler, dükkanlar, denize inen merdivenler.... onların üzerinde yüzüyorsunuz. Garip bir duygu...

BATIK ŞEHİR


SİMENA



KEKOVA

Tersane koyunda gün batımı

KEKOVA ÜÇAĞIZ

Kekova sokakları
Sahilde yanyana  3-4 restaurant var. Hepsinde balık aynı fiyat...Rakamlar uygun.Tatilimiz boyunca en güzel balığı Kekova'da yedik. Tavsiye ederim.

KAKTÜS MEYVESİ
Cennet meyvasının dikenleri suda dökülür demiş birileri...
Bizim küçük kızlarda inanmış....
KEKOVA LİKYA MEZARLARI
Tarih dolu her yer....Tarihle birlikte yaşıyorlar ama hiç farkında değiller. 

KEKOVA LİKYA MEZARLARI
Tekne turlarının pahalı olması ile girişte bilet kesmelerinin sebebini ise; giderken öğrendik.
Antalya Belediyesi Kekova yat limanını ihaleye çıkartmış.Bizim Kekovalılarda kendi aralarında bir kooperatif kurup ihaleye girmişler. 150,00 TL'ye alırız diye düşünüyorlarmış. Ama ihaleye büyükler girince rakam 400,00 TL.'ye çıkmış.İhale bizim Kekovalılarda kalmış. (ellerinde patlamış desem daha doğru olacak) Şimdi o parayı çıkartmaya çalışıyorlarmış. Yazık yaa ...Büyüklerin arasında var olmaya çalışıyorlar. 
KEKOVA
İşte bir gezi yazımızın daha sonuna geldik. Kekova farklı atmosferi olan bir yer...Yolunuz düşerse görün. Pişman olmazsınız.
                                                                                                                                                                                Sevgilerimle




5 Ağustos 2014 Salı

KAŞ

KAŞ

Herkese tekrar merhaba...çok güzel geçen bir tatilden sonra, işte geldim buradayım.....
Bu sene tatile;  tamamen plansız, programsız, rezervasyonsuz hem de arife günü  çıktık....Aldığımız riski düşünün artık :)

Bindik bi alamete gedeyoz gıyamete amaneyyyyyy

Yol boyunca kocacım bize
-Bakın nerede kalacağımızı bilmiyorum, stres yapmak yok, beni strese sokmak hiçççç yokkk...diyerek yol boyunca bizi bi güzel motive etti....

İlk durağımız Kekova idi. Şansımız yaver gitti ve ev pansiyonculuğu yapan bir ailenin 2 odasını bir günlüğüne kiraladık. Kekova gezimizi bir sonra ki postta anlatacağım. 

KAŞ LİMANI

Kekova'dan çıktıktan yaklaşık 45 dk.sonra Kaş'a geldik. 
İlk izlenim biz hapı yuttuk şeklindeydi...:)
Sokaklar dar.. tıklım tıklım, sağlı sollu arabalar park etmiş, yoldan bir araba zor geçiyordu. Arabayla biraz dolaştık..Otellere, apartlara boş yer sorduk. Hepsinde aynı cevap maalesef yok'un ardından gelen , burun kıvırarak, yarımadaya bakın belki vardır şeklindeydi.... 

KAŞ

Tabii bu beğenmemezlik ifadesiyle, bizde oluşan kanı Çukur bağ yarımadasının berbat bir yer olduğu idi. Niye böyle davrandılar bilemiyorum ama Yarımada, Kaş'tan daha güzel...İyi ki gitmişiz.... Neyse biz boynumuzu büküp adaya doğru yola çıktık..Birkaç otele daha sorduk yokk. Sonra Ankara'dayken araştırdığımız Antıphellos'a da soralım dedik. Ve bingoooo
Antıphellos

 Club Antıphellos  güzel ve temiz üç yıldızlı  bir otel...Bu sene 3 tanede kendilerine ait  yüzme havuzu olan 7-8 kişilik villa yaptırmışlar gayet güzel...Aileniz kalabalıksa eğer; makul sayılabilecek fiyatlara kendi evinizde gibi tatilinizi geçirebilirsiniz. 

Antıphellos villaları
                                      Antıphellos villaları

ŞAHİKA ERCÜMEN

Biz gitmeden 15 gün önce Şahika Ercümen 91 metre dalarak dünya rekorunu Kaş'ta kırmış. Konaklama sponsoru Antıphellos Otelmiş.

KAŞ BEACH
Patika bir yoldan,ağaçların arasından  geçerek plaja iniliyor. İniş kolay, çıkış biraz zor....Her güzelin bir kusuru vardır di mi ama?
KAŞ BEACH



TEMİZ DENİZ
Kıyıya indiğinizde kayalıkların üstüne kurulmuş bir beach ile muhteşem berraklıkta turkuaz bir deniz  karşılıyor sizi...
TEMİZ DENİZ
Şunu söyleyebilirim... şimdiye kadar girdiğim en iyi denizlerden biriydi Kaş'ın denizi ......
Bakmayın böyle kayalıkların yüzeye yakın göründüğüne bayağı derin.....
KAŞ MEYDAN
Kaş meydanı....
Cennet meyvalarının tadına bakılmadan geçilmedi....
KAŞ

Sokakları daracık fakat çok sevimli...

KAŞ

O şişelerin içine Kaş havası, Kaş suyu koymuşlar :)

TAŞ BOYAMACILIĞI

Taş boyamalar... Renkler ne kadar canlı değil mi? 
Ne marifetli insanlar var yahu.... 

EMZİREN KEDİ


Bu da Kaş'ın anne kedisi....Ne kadar mağrur....Yavrusunu emziriyor.Anne her şekilde anne işte.......
Kısaca bizim Kaş'a yolumuz düştü çok beğendik...Trafik ve kalabalık olmadığından dolayı Yarımadayı daha çok beğendik..Tavsiye ederim.
                                                                                          Sevgilerimle



1 Şubat 2014 Cumartesi

YAVRUM VATAN KIBRISS-ST.HİLARİON KALESİ



Bu birrr peri masalııııı......


PAMUK PRENSESİN KALESİ



 Evet...... bugün sizlere Pamuk Prenses'in kalesinden bahsedeceğim.
PAMUK PRENSESİN KALESİ

    Yavrum Vatan Kıbrıs seri  yazılarıma devam ediyorum. St Hilarion Kalesi'ni daha önce duymadığımızdan dolayı, gezilmesi gereken listemize eklememiştik. Kıbrıs gezimizin 2.gününde otelin önündeki bir taksici ile Girne ve çevresindeki tarihi yerlere götürmesi için anlaşarak yola çıktık. Aslında burada taksi kiralamak çok hesaplı...Gitmek istediğimiz yerleri şoföre söyledik, o da üzerine birkaç yer daha ekledi. Gezi programımız böylece tamamlandı.   Hemde,  gezerken oyalandığımız halde, ne yüzünü astı, ne de söylendi..Ayrıca gezdiğimiz yerlerle ilgili bildiği ne varsa anlattı. Hem rehber,hem şoför....... Bu arada belirmeden geçemeyeceğim. Taksi Mercedes Vito idi. Ohhh... rahat rahat.... geniş geniş.....


KIBRIS


    St. Hilarion Kalesi Beşparmak dağları üzerinde  Girne'ye 10 km uzaklıkta. Kaleye giden  yol virajlı,  güvenilir olmamakla beraber vardığınızda asla pişman olmayacağınız bir yer...Çıkarken sağ tarafta askeri birlik var ve durmak kesinlikle yasakmış. Şoförümüzden öğrendik, Kıbrıs hala seferberlik durumunda olduğundan dolayı,  40 yaş altı bütün erkekler yılda 1 gün  (herkes askerlik yapacağı günü bilirmiş) kışlalarına teslim olup, askerlik yapmak zorundalarmış.





KIBRIS



  700 metre yükseklikte bulunan kaleye,  480 basamak tırmandıktan sonra  gördüğümüz  Girne  manzarası muhteşemdi. 


KIBRIS




KIBRIS


    Kalenin girişindeki levhada Walt Disney'in Pamuk Prenses ve yedi cüceleri bu kaleden esinlenerek yazdığı, kalenin kuleleri ile çizgi filmin kuleleri arasında büyük benzerlikler olduğu anlatılmakta...

Yavrum Vatan Kıbrıs'tan kimler gelmiş kimler geçmiş......

  Rivayete göre St. Hilarion Kalesi, tarihte ilk kez Filistinli St. Hilarion tarafından ikametgah olarak kullanılıyordu. Onu sürekli olarak ziyaret edenlerin artması ile burası daha sonra bir manastıra dönüştürülmüş. Bir dönem aslan yürekli Richard tarafından ele geçirilmiş, daha sonra Guy de Lusignan tarafından teslim alınmış. Birkaç savaşın ardından  yaşanan 100  yıllık bir dönem  içinde ise; kalede birçok yenilikler yapılmış,  Lüzinyan kraliyet ailesinin yazlık sarayı imiş. 

Eeeee tabii havası güzel püfür püfür esiyor


PAMUK PRENSES


    Daha sonra  Antakya Prensi John, burada Cenevizlilerle savaşmış.Rivayete göre Prens John kendisini koruyan Bulgar paralı askerlerini, kendi aleyhine döneceklerini düşünerek, dik olan kale burclarından  aşağıya attırırmış. Venediklilerin  1489 yılında Kıbrıs’a gelmeleri ile birlikte St. Hilarion Kalesi’nin önemi azaltıldı, kale eski statüsünü yitirmiş.

 St.Hilarion kalesinin mistik bir havası var.Görülmesi gereken yerlerden biri...... 


9 Ocak 2014 Perşembe

YAVRUM VATAN KIBRIS-BELLAPAİS

BELLAPAİS
BEYLERBEYİ KÖYÜ
KIBRIS

    Beyaz Giymiş Meryem Ana Kilisesinin bulunduğu Beylerbeyi köyü  Girne Şehir Merkezine  4-5 km uzaklıkta,Beşparmak Dağlarının eteklerinde, çoğunlukla  İngilizlerin yerleştikleri filmlerde gördüğümüz İngiliz köylerini anımsatan özellikte bir köy....

   Manastırı görmek için daracık yollardan tepeye doğru çıktığımızda bizi Dut Ağacı Kahvehanesi karşıladı. Manastır gezimizden önce  bu sevimli  köy kahvesinde    Türk kahvelerimizi  içip ondan sonra gezimize başladık....(Kıbrıs'ta herkes, her dakika  Türk kahvesi içiyor o ka yaniiiii.... bizim MişMiş'in (Ankaralılar gayet iyi bilir.) kahvesinden daha açık renk ve daha tatlı..... sütlü gibi.....)

KIBRIS
   Bellapais Manastırı'nın girişindeki kapının mermerden yapılmış üst levhasının üzerinde Kıbrıs, Kudüs ve Lüzinyan krallıklarına ait armalar bulunmaktadır.  Avluda ki 4 adet servi ağaçları aynı mesafe de dikilmişlerdi. Manastırın 13. Yüzyıldan günümüze ulaşan en iyi korunan bölümü olan kilise  servi ağaçlarının gölgesinde zamana meydan okumuş.    Her yıl mayıs ayının son haftasında düzenlenen klasik müzik festivaline ev sahipliği yapmaktaymış.


KIBRIS

Doruğun objektifinden Kilisenin avlusunda bulunan servi ağaçları
 KIBRIS


Bellapais Manastırı

    Duvarlardaki kurşun izleri ile ilgili olarak Rum Çetelerin seferberlikten önce  köy halkını korkutmak, köyden kaçırmak amacıyla, Manastırın duvarlarına ateş ettiğini, yankılanan sesin tüm köye yayıldığını, bu sebeple köyden kaçışların arttığını anlattı bize rehber....




KIBRIS

Kilise Gotik özellikler taşımakta

GİRNE
Bellapais'ten Girne manzarası
KARINCA YUVASI


Doruğa itiraf;
Bellapais'in bahçesinde çektiği bu kare ile bir derginin açtığı yarışmaya katılmak için katılım formunu ve resmi hazırladın. Kargoya vermesi için babişe teslim ettin fakat babiş onu kargoya vermeyi unuttu.
Hala söyler durursun (Benim de içimi parçalarsın)
-Benim o fotoğraf yarışmasını kazanmam gerekiyordu diye...
Çok üzgünüz birtanem bizi affet......

Kıbrıs'a gittiğinizde Beylerbeyi köyü ile Bellapais Manastırı mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.....

Sevgiler.....