26 Ağustos 2016 Cuma

BİTMEYEN HİKAYE........






Nigâr teyzem 
Su gibi duru, bembeyaz,  asil kadın...1942 yılında eski Yugoslavya, yeni Makedonya, Tetova köyü doğumlu, halen Türkiye sınırları içinde yaşıyor.

İnsanlar, bu savaşlar, bölünmeler yüzünden maalesef doğduğu yerde ölemiyor. 



Tarih 21.11.1944 yer Eski Yugoslavya yeni Karadağ 

Yugoslavya'nın kurucu lideri Tito,  Kotor kalesi üzerine şu yazıyı yazdırmış.
"Bizim olanı vermeyiz, başkasının olanı istemeyiz"
Tito; barışçıl  mesajlar verirken, ülkesinin başına gelenlere bakın.
 Yugoslavya'yı ; Tito'nun ölümünden sonra, artan etnik çekişmeler, ekonomik bunalım ve Doğu Avrupa'da ki değişiklikler nedeniyle 1980'lerin sonundan 2000'li yıllara kadar, yaklaşık 20 yıl süren kanlı bir süreç sonunda, yedi ayrı egemen ülkeye böldüler.


Tabir-i caizse ; bir  Yugoslavya'dan, böle-böle yedi ülke çıkardılar.

Bosna Hersek
Hırvatistan
Slovenya
Makedonya
Sırbistan
Karadağ 
Kosova





7 ülkeye bölünmüş Yugoslavya haritası



Birkaç yıl önce Mostar gezimiz sırasında böyle tek tek seçilerek kurşunlanmış evler görmüştük. Etnik kökenlerden dolayı böyle yaptıklarını  anlatmıştı rehberimiz....Düşünsenize insanları ayırmışlar Boşnak-Hırvat-Sırp-Makedon  olarak mimlemişler. Sonra da kafalarına göre, ayırdıkları yerlerde, bir diğerine yaşama hakkı tanımamışlar. Evleri seçe seçe kurşunlamışlar.
Altta ki fotoğraf  Mostar'da ki apartmanların bir tanesi Müslümanların ve Hırvatların  oturduğu daireler tespit edilmiş ve kurşunlanmış..



Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların aynısı işte...... bir yerlerde okumuştum amaçları bizden 40 ülke çıkarmakmış. Yani köye giderken pasaport kontrol - başka ülke, denize giderken pasaport kontrol-başka ülke, 40 ülke olduğuna göre sanıyorum pikniğe giderken bile pasaport kontrol- başka ülke...içler acısı :((

Ülke olarak farklı, çekirdek ailemizde bile farklı, binbir rengimizle biz bir bütünüz ve ayrılamayız. 
,
Çünkü biz böyle güzeliz.........
                                                                                Sevgilerimle






19 yorum :

  1. Nigar teyzen kuğu gibi zarif, Allah uzun, sağlıklı ömürler versin. Çok asil gerçekten. Yugoslavya'yı yediye böldüler bizi 40 'a mı böleceklermiş!Yok artık! Geçen gün kuzumla (yeğenim) konuşuyorduk dedim ki, "Ah şöyle İsveç, Norveç, Danimarka gibi olaydık. Hepsi Viking torunu. Homojen toplum. Etnik kökenler farklı olunca o onu istemiyor, öteki berikini istemiyor. Sonunda bölünmeler oluyor." İskoçyalı İngilizi istemiyor, İrlandalı keza. Ama İskoçlar (yüzyıllar öncesi hariç) İngilizleri öldürmüyorlar, kibar kibar ayrılmak istediklerini belirtiyorlar. Buna da razıyım. Ya en azından böyle olsaydık. Ama yok o ondan nefret, bu bundan nefret zaten bu kadar ölüm olunca nefret doğal oluyor. :( Sanırım bizi 40 değil ama ikiye bölecekler. Kürt ve Türk diyerek. :(
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar için ne kadar küçük devlet, o kadar kolay idare bence Müjdem....seslerini çıkaramazlar ki...ülke yüzölçümü az, insan sayısı az...istedikleri gibi yönetirler. Biz birbirimize ve ülkemize sahip çıkalım Müjdem birlikten kuvvet doğar. Sevgiler

      Sil
  2. bugün ben de aynı şeyleri düşündüm Sertaç,
    hatta Bosna'da savaş müzesini utanç müzesini yazayım fotoğrafları bulayım dedim,ama gribal enfeksiyon yaşıyorum kolum kalkmıyo,isteksizlik zaten epeydir var.
    sevgiler canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa çok kötü bu yaz gribi Havvacım geçmiş olsun..Daha yakın zamanda gezdin gördün işte oraları...her kadar kötü değil mi? Kasvetli bir havası var. Her yere ölüm sessizliği çökmüş ....basık bir hava, insanlar ağır çekimde...Savaşlar, göçler, ölümler maalesef çok kötü...Allah vatanımızı korusun. Havvacım sevgiler

      Sil
  3. En dokunaklı öykülerin başında göç öyküleri geliyor. Balkanlar'da gördüğüm yerler odu. Slovenya'yadayken Bulgarlar çok imrenmişti oraya. Sonra Bulşgaristan'ı da gördüm. Çoook haklılardı. Perişandı o zaman oralar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle..göç hikayelerinin herbiri gerçek anlamda dram..sevgiler

      Sil
  4. Savaş kelimesi bile ürkütüyor beni.. Bir parça toprak bir yudum su, bir nefeslik hava.. neyi paylaşamıyoruz ki kan döküyoruz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısın aynen vallahi neyin derdi bu anlamıyorum. Güç sahibi olmak birçok insanın canını yakmaya değer mi?

      Sil
    2. Ne yazık ki insanın doyumsuz nefsani arzuları törpülenmedikçe acıya dair böyle nice izler kalacak dünyamızda..

      Sil
    3. Değmez ama sanırım insanlık bunu anladığında dünya için çok geç olacak :(

      Sil
  5. baktıkça gördükçe hüzün o kadar koyulaşıyor ki korkuyu geçiyor.
    ne çok yalan var hayatımızda :ırkından dolayı birine haksızlık etmeyi zulüm etmeyi normal görecek kadar kandırabilen ne çok yalan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın Kadriye yalanların, haksızlıkların arkasında ne çok insanın canı yanıyor. Bizler tahta askerleriz.. Oradan oraya savurup duruyorlar. Ömrümüz boyunca sürekli gardımızı alarak dik durmak zorundayız. Rehavete kapılmak yok... Bu durum bizi çok yorsa da bu böyle olmalı.....Biraz geç cevap verebildim internet problemim vardı üzgünüm Kadriyecim...sevgiler

      Sil
  6. blog keşif etkinliğinden geliyorum seni takipteyim canım bana da beklerim :) sevgiler
    http://guzelvekulturluyum.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  7. Ah Sertaç düşündükçe aklımıza mukayyet olmak mümkün değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan bazen aklım dimağım duruyo derler ya öyle oluyorum.. sonra yavaş yavaş toparlamaya başlıyorum.. Öyle oyunlar dönüyor ki çevremizde....Ülkemizin maalesef üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili...sevgilerimle..

      Sil
  8. Nikah fotoğrafı annemle babamın nikah resmini hatırlattı bana.Annem 1951 de Bulgaristandan Eskişehire gelmiş, 8-9yaşlarında. Aydın tarafı gösterilmiş kendilerine onlar akrabalar orada diye ESkişehire gelmiş. Küçüklüğümde çok dinledim hikayelerini.Büyük dayım çok araştırırdı. Her göç hikayesi ayrı bir hüzün.Babam Eskişehirin yerlisi, iki kültüründe yeri ayrıdır bende ama kendimi Rumeliye yakın bulurum zaten görünüşümde öyle. Belki bir gün bende bloğumda paylaşırım.Paylaşımlarınız hüzünlü bir o kadar da yakın geldi bana, duygulanmamak mümkün değil.Sevgiler, selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazan hanım çok teşekkürler her insan ayrı bir dünya ve gerçekten hikayeleri çok hüzünlü...sizde paylaşın bu tarz hikayeleri okumak hoşuma gidiyor.Sevgiler

      Sil

YORUMLARINIZ BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ....
HEPİNİZE ÇOKK TEŞEKKÜRLER...