30 Kasım 2015 Pazartesi

BURSA....LEYLAK RENGİ ŞEHİR....

SERHİRA LEYLAK


Günaydın
Ben bu sabah,  mail adresime gönderilmiş, birçok güzel dizenin yazıldığı bir mail ile uyandırıldığımı söylesem yeridir.

Ömrümü çelmeseydi Bursa
Unuturdum o sokakları
Kalmazdı kaçamak günlerden
Bu ıslak gül kokusu da
Isırılmış elmaların tadı
Gizli sıyrıklar dudağımda
Dolaşıp durmazdı ürpertisi
Sularda, kuruyan otlarda
Rüzgarlı taş avlular, serin
Çınar gölgeleri aramazdım
Göçü yıktığım şehirlerde
Bir orman kadar ıssızdım 
Bursa'yı sevdim ya, sanki
Kırgın bir aşk acısıyla
Sürüklenip gidiyorum
Yirmi yıldır oradan oraya
Yağmurlu bir güz akşamı
Dönecekmiş gibi Bursa'ya.....

Uzun uzun Bursa'yı ve yukarıdaki dizeleri yazan rahmetli  Ahmet Uysal'ı anlatan bir maildi bu...romantik, masum, duygusal.... mailde belirtildiği gibi " ...şair dili yaşamı dokur..yani onu alelade olmaktan çıkartır, yeniden kurar ona mana katar" diyor.

 Çok haklı şöyle bir çevreme bakıyorum da her yer gri-siyah.... sokaklar, binalar, asfalt yollar, parke taşlar, insanlar bile....eskiden o parke taşları çim tohumlarının üzerine dizerlerdi de aralarından yaşamaya çalışan yeşilcik çimler boynunu çıkarsın gökyüzüne doğru diye... o da yok artık... yere dökülen sararmış yaprakları çöpçüler süpürmesinler istiyorum. Kafamı kaldırıp mavi göğü seyretmek istiyorum.Yağmurda yürümek, insanların yüzünde gülümseme görmek istiyorum. Güzel haberler dinlemek istiyorum. Benim insanlarım, benim bir hayal kadar güzel  ülkem bunları hak etmiyor...her yer gözyaşı, acı, endişe, kaygı...


 Bu maile ihtiyacım varmış aslında...  yıllar önce gördüğüm, hatırlamakta bile zorlandığım Bursa'ya götürdü. Beni bu dizelerle tanıştıran Tamer Uysal'a teşekkür ederim. İlkbaharda yani leylak-erguvan zamanı  Bursa'yı tekrar görmem ve o aşık olunası sokaklarını tekrar adımlamam  lazım....

Bursa: benim ütopyam,
hayal ülkem benim!
zaman kırıkları topladığım
leylak rengi şehir!
yosun kokusu biriktiren
evlerin evim olsaydı!
yağmurla ıslanan ince
yaz yolların yolum olsaydı!
mahfilde içilen sabah kahvesinin
buğusuna karışsaydı yüzüm.
setbaşı köprüsünden,kar sularına
düşürseydim yazdığım şiirleri....
                    Ahmet Uysal....
Benimde bu yayınım bütün Bursalılara, yolu Bursa'dan geçenlere ve Yunanistan'da Bursa hasreti ile yaşayan Bursalılara gelsin.....Sevgiler
                                      

17 Kasım 2015 Salı

RUMELİ USULÜ TARHANA TARİFİ.....


TARHANA ÇORBASI

Merhaba
Tarhana..Her hastalandığımızda bizi ayağa kaldıran    kıymalısını ayrı
 tavuk suyu ile yapılanı ayrı sevdiğim şifa deposu çorbam...
Çorbanın her türlüsüne bayılırım, günüm geçmez.Sanıyorum sadece çorba içerek yaşayabilirim.

  Yılmaz ÖZDİL ZEYTİN  adlı yayınında      
" Rahmetli annaneniz ovalaya ovalaya tarhana yaparken, amaaan boşver deyip, tarifini bi kenara yazmadınız ve marketten hazır çorba aldınız ya… İşte maalesef o nedenle gdo’dan kurtulamazsınız." diye ne de güzel özetlemiş olayı.......
İşte bu yüzden dedim ki; hadi bakalım iş işten geçmeden sende annanenin  tarhanasını  öğren bi kenara yaz bakalım...

5 kilo tarhana yapmak için gereken malzemeler

1 kilo kuru soğan
250 gr. acı biber
1 kilo kırmızı biber
500 gram yeşil tatlı biber
1 demet maydanoz
1 demet nane
yarım demet dereotu
1 kilo domates(arzuya göre 1-2 tane daha domates ekleyebilirsiniz)
1 kilo süzme yoğurt
1 yumurta
2 dilim ekmek içi (maya olsun diye)
5 kg. Katmer ya da Çorum unu..

Yoğurt, yumurta,ekmek içi  hariç;  tüm sebzeleri yıkayıp,  büyük büyük doğrayalım. Kırmızı ve yeşil biberlerin  çekirdeklerini nispeten ayıklayalım. Acı biberin çekirdekleri  ile hiç uğraşmayın.Yıkayın saplarını kesin. Eldivenle doğrayın! Yoksa akşama kadar ellerinizin yangısı  size hayatı zindan eder.
 Doğradığımız bütün sebzeleri 1 avuç tuz atarak düdüklüye koyalım. Hiç su koymayalım......15-20 dakika haşlayalım. Ocağın altını kapatın. Düdüklünün ağzını açarak soğumaya bırakalım. Malzemeler ılıyınca plastik, kapaklı büyük bir kaba malzemelerimizi aktaralım. Tarhanayı alüminyum malzeme kullanılmış bir kapta kesinlikle  yoğurmayın. Çünkü tarhanamızı karartırmış.(Anneden püf noktası)

Ilıyan sebzelerimizi plastik kabımıza alalım. Ardından yumurtamızı, süzme yoğurdumuzu 2 dilim ekmek içimizi malzemeye ekleyelim. Ekmek içi koymamızın sebebi tarhanamızın mayalanmasını sağlamakmış. Elimize yapışmayacak duruma gelinceye kadar unlayarak yoğuralım.

SERHİRA





SERHİRA

Bu arada tarhananızın  acısını az bulduysanız eğer; bir avuç acı biberi daha  1 domates ile birlikte  rondodan  geçirip tarhanınıza ekleyip tekrar yoğurabilirsiniz.




SERHİRA TARHANA



SERHİRA TARHANA YAPILIŞI

Tarhanamızın üzerine un serpip kapağını kapatalım. Dokunulmayan bir yerde üzerini sofra bezi ile saralım. 3 gün boyunca her gün sabah alabildiği kadar un ile yoğuralım.5 kiloluk undan kalanını da  bitirene kadar...  Sonra ki  iki gün dokunmayalım. 5 günün sonunda yemek masamızın üzerine 2 kat  serdiğimiz sofra bezlerimizin üzerine tarhanamızı büyük büyük kopararak  serelim. Üç gün çevire çevire kurutalım. (O durumun resmini çekmemişim.Üzgünüm )

SERHİRA TARHANA

Üçüncü günün sonunda iyice kuruyan tarhanalarımızı daha küçük boyutlara bölelim.Ardından  kevgirden geçirmeye başlayalım. Eskiden ne kadar zordu tarhanayı geçirmek işi....Saatler sürerdi. Komşular gelirdi. İmece usulü herkeste bir tencere, bir kevgir ovalaya ovalaya tarhana geçirilirdi. Şimdi daha kolay... bir sürü robot var bu işi yapan....
TARHANA RUMELİ

Eski kadın hala kevgirle ovalaya ovalaya......




SERHİRA TARHANA






Yeni kadın tırt tırt robotla 1-2 saniyede....
Biraz iri olmuş olabilir ama.... bir tur daha çevirsem bu sefer iyice ufalanıyor, kum gibi oluyordu...


TARHANA

Sonra fazla girip çıkılmayan bir odada temiz bir örtünün üzerine serip 2-3 gün parmaklarımızla karıştıra karıştıra kurutalım. Kuruması önemli. İyice kurumazsa güvelenir. Ardından cam kavanozlara dolduralım. Afiyet olsun....
                                                                                       Sevgiler


10 Kasım 2015 Salı

ATAM İZİNDEYİZ.....


Sonsuza kadar.......


Türklük yüreğini dağlasın gayrı
Cihan da bizimle ağlasın gayrı


Millet Atan gitti başın sağ olsun
Ölümü devr açsın yeni çağ olsun
Dağlar birer birer yanar dağ olsun

Türklük yüreğini dağlasın gayrı
Cihan da bizimle ağlasın gayrı

Gitti her ocağın söndü alevi
Yeryüzü dediğin bir ölü evi
Cihan türbe olsa almaz o devi

Türklük yüreğini dağlasın gayrı
Cihan da bizimle ağlasın gayrı


Dönmüş denizler gözyaşı taşına
Dünya ortak çıkmış Türk'ün yasına
Her evden bir ölü çıkmışcasına

Türklük yüreğini dağlasın gayrı
Cihan da bizimle ağlasın gayrı


Gökler ağıtlardan titriyor kat kat
Düştü üstümüze gerilen kanat
Onsuz dünya yarım, insanlık sakat


Türklük yüreğini dağlasın gayrı
Cihan da bizimle ağlasın gayrı




9 Kasım 2015 Pazartesi

PORTAKAL RENGİ.....



Selam
Bugün sizlere Ankaralı bir alışveriş sitesinden bahsetmek istiyorum. Portakal rengi ...piyasaya yeni girmiş bir kozmetik sitesi...medikal aparatlarda mevcut...Sitenin pazarladığı ürünler kendini kanıtlamış firmalar...
Yıllardır Avene'nin  cilt temizleme ürünlerini kullanırım memnunum. Sürdüğünüz andan itibaren yüzünüzü aydınlatan Avene güneş  kreminden ayrı bir memnunun.. Kadınlara ait çeşitli  tüyoların  verildiği bloğun adresi de BURADA
Yolları açık, müşterileri bol olsun....

4 Kasım 2015 Çarşamba

BAŞIMIN TACISIN SERTAÇ....


SERTAÇ

Selam 
Bugün sizlere yazmazsam içime dert olacak bir konudan bahsetmek istiyorum.İsmim...

Aşağıdakiler yüz yüze olmadığı sürece sürekli başıma gelen diyaloglardandır.....

  Sertaç bey ile görüşebilir miyim?
Sertaç bey kim acaba?

- Sertaç bey değil hanım... o da benim dediğimde,  tuhaf bakışlar, özürler...Birde şöyle bir kötü tarafı var. Ses tonum da en kalın kadın sesi olan Alto'dur yani...tok tok :))) Artık karşıdaki şahıs ne düşünüyor bilemiyorum :)) İsimde müsait nasılsa....:)))
Bu diyalogların sonunda  ismimin anlamı hakkında kısa bir nutuk dinlemek zorunda kalıyorlar çoğu zaman... Sertaç ismini taşıyan erkeklere yanlışlıkla koymuş aileleri  ben napayım.....Hatta geçenlerde bir alışveriş merkezinde mağaza müdürünün adıydı..Adam iri yarı, kara yağız biri....  ismi Sertaç! olmuş mu allasen diye düşünmeden edemedim yani.... 
Gelelim ismimin anlamına...
Ser-Taç Farsça kökenli bir isim... Ser= Baş, Taç=taç birleştir bakalım "Baştacı" kimler baştacı yapılır arkadaşlar? Kadınlar, anneler çünkü şu dünyadaki varoluş sebebidir. 
Dişidir, bereketlidir, doğurgandır. Dünya var olduğundan beri böyle süregelmiştir.  
Ben ismimin yanlış kullanımı Ataerkil yani erkek egemen topluma bağlıyorum.Söylenişinden dolayı sert,güçlü bir isim. 
O yüzden erkeklere isim olarak veriyorlar.
Başımızın  tacı erkekler pehh pehh hiçç oldu mu ya?
Baştacı olan kadındır kadın...Özeldir...
 Kadın Sertaç olarak tek neferim tek...... 
 Bu isimle KADIN olarak yaşamaktan pek memnumun o ayrı bir konu...
  Ayrıca en çok bana yakışıyor...İtirazı olan var mıydı?

Bu arada
Bugün bizim evlilik yıl dönümümüz
Hayatımdaki en büyük destekçim, hayat arkadaşım,sevgilim...
21. yılı da bitirdik.Koca koca seneleri birgün gibi yaşattın bana...
Hayatımdaki tüm güzellikler için sana çok teşekkür ederim.
 İyi ki varsın.Seni çok seviyorum.
                                                                              Sevgilerimle