22 Şubat 2015 Pazar

ŞİMDİ MEVSİMİ MİM'İ-2


Selam

Sevgili Kadriye beni mimlemiş..Bana da cevaplamak düşer..Bakalım cevaplarımı beğenicek misiniz?
                                                                                  Sevgiler


1. Kışın okumalık favori bir kitabın var mı?
Grange'ın herhangi bir kitabı olabilir.


2. Kapağı mavi olan bir kitap?
Sabahattin Ali "Kürk mantolu Madonna"



3. Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap?
Canan Tan "Piruze", Zülfü Livaneli "Serenad",Grangé "Leyleklerin Uçuşu" Ahmet Ümit "Beyoğlu'nun en güzel abisi" ve Ayşe Kulin'in eskiden yazdığı tüm kitaplar :)))

4. Kış tatili için mükemmel olan bir kurgusal dünya?
Kurgulayamıyorum maalesef......
5. Birlikte kış tatiline gideceğin bir kitap karakteri?
Bu soruya iki cevabım var 
1-Zülfü Livaneli 'nin Serenad'da ki Maya'sı...çünkü geçmişini arıyor ve sorguluyor...Büyüklerine ait sırlarını yaş kemale erince öğreniyor :)))) 
2-Ahmet Ümit Komiser Nevzat'ı çokk heyecanlı....


6. Bu sene için listende olan bir kitap?
   Şimdiye kadar liste yapmak için hiç vaktim olmadı...Bloglardaki öneriler,arkadaşlarımın tavsiyeleri benim için önemlidir. Mutlaka bir yerlere not alırım, sonra da alıp okumaya çalışırım. 


7. Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın ve filmin?

  Su ve çay...Atıştırmalık yokk o ne fena birşey öyle :)))) gerçekten atıştırmalık sevmem...İçilecek birşeyler daha çok hoşuma gider.Mesela ballı süt....en çok sevdiğim :)))))

    Dedemin insanları veya Eşkiya....

20 Şubat 2015 Cuma

NESTLE COFFEE MATE-FİKRİ MÜHİM


Selam
Fikri Mühim olduğumu sizlere daha söylemiştim.Fikri Mühim denememiz için bize birtakım ürünler gönderiyor ve gerçek fikirlerimizi  raporlamamazı istiyor. Güzel bir sistem.....tavsiyelerimizi ya da sıkıntılarımızı dikkate alıyor. Üreticilerle irtibata geçiyor.
Geçen hafta gelen ürün Nestle kahve kreması idi.Bizim evde ki gençlerle denedik. Doruk kahvenin aromasını güzelleştirdiğini,kahveyi yumuşattığını söyledi.Beğendiğini ekledi. Melis köpüklü hiç birşeyi içemediği için denemekte zorlandı. Ben ise; Türk kahvesi ve sütlü kahve  hariç kahve sevmem...Arada bir içerim o kadar...Bu yüzden kahvemi yaparken yarı yarıya süt ve su ile yaptım.Tadı daha da yumuşadı.Ağzımın içinde kaymaksı bir tat bıraktı. Güzelleşti ama yoğun köpük  olmadı. Kısaca kahveyi sade içemeyenler için ideal....
Herkese hiçbir kadının öldürülmediği güzel bir  hafta sonu diliyorum. 
                                                                                    Sevgiler



16 Şubat 2015 Pazartesi

İDAM GERİ GELSİN...........



Özgecan Aslan 20 yaşında Üniversiteli bir genç kız
Evine gitmek için bindiği minibüste tek başına kaldığı anda pislik şoförün saldırıları sonucu biber gazıyla direnmiş yavrum...Tırnaklarını geçirmiş şerefsizin yüzüne....Olmamış başaramamış...Kaç bıçak darbesi ile öldürdüğünü bile bilmiyor gözü dönmüş canavar....İfadesinde demiş ki; çok istememe rağmen, çok direndi tecavüz edemedim.... Vay vay yüzsüze bak yüzsüze.....Lan biz bu su gibi kız çocuklarımızı senin gibi şerefsizler canını yaksın diye doğurmadık,büyütmedik...Ellerini de kesmişsin tırnak aralarında DNA var diye....Üstüne de benzin döküp yakmışsın...İşte son nokta....Anneciğine, babacığına bir yüz bile bırakmamışsın öpecek koklayacak...
Sadece insanları değil melekleri bile ağlattın sen...
Dilerim Allahtan çektirdiğin acıları sende çekesin..Cehennemin 7 kat dibinde cayır cayır yanasın...Ama bu da yetmez sana ve senin gibilere

#İDAM GERİ GELSİN.... 




12 Şubat 2015 Perşembe

SEVİMLİ ABAJUR



Gününüz aydın, sağlığınız yerinde, havanız muhteşem olsun.....
Bugün kızıma yaptığım abajuru düzenlemek ve paylaşmak için bilgisayarım başına oturmuştum ki şu istatistiklere bir bakayım dedim o da ne....Bugün 1450 görüntülenme..........Günde bu sayıdan daha fazla görüntülenme alanlar vardır ama benim için bu sayı çokk yüksek..Genelde 150-250 arasıdır. Siber saldırı bile aklıma geliyor yani...:) Benim blogu ne yapacaklarsa artık :))))) Bu konuda bir fikri olan varsa benimle paylaşabilir mi acaba? Bu ay Google hesap özetini dört gözle bekleyeceğim.


Bu abajuru Hira Melis'e yapmıştım.Yaparken çokta eğlenmiştim.Çok kolay..Ayrıca çabucak ortaya çıktığı içinde bu tarz projeler beni çok sevindirir.:) Odası mor ağırlıklı olduğu için yakışacağını düşünerek, Ulus avizeciler çarşısından gri bir abajur ve Suluhan'dan da 2 demet kuru çiçek aldım.


Çiçekleri tek tek dallarından ayırarak silikon tabancası ile abajurun üstüne yapıştırdım, yeşil yapraklarını çiçeklerin aralarına yapıştırdım.


Ve işte sonuç nasıl ? Güzel olmuş mu?

6 Şubat 2015 Cuma

KABAĞIN EN GÜZEL HALİ ANNEMİN MÜCVER TARİFİ




Günaydın
Bir aydır devam eden  yoğunluk arasında geçen gün vakit bulup yaptığım annemin mücver tarifini paylaşmak istiyorum. Söz konusu kabak olunca aklıma  ya mücver ya da kabak kızartması gelir. Son zamanlarda kabaklı-kremalı böreklerde aklıma gelmiyor değil tabii :)))
Ne ka iştah açıcı cümleler kuruyorum böyle...Aman allahım....zaten bu aralar bi iştah patlaması bi iştah patlaması nolcek benim halim :((((((



MALZEMELER
*1kg kabak iri rendelenmiş
*4 yumurta
*7-8 adet taze soğan yaprakları
*1 tatlı kaşığı kuru nane
*yarım demet dereotu
*yarım demet maydanoz
*1 çay kaşığı karabiber
*1 çay kaşığı pul biber
*1 çay kaşığı tepeleme karbonat
*2 su bardağı un
*varsa peynir kırıkları( küçük çay bardağı kadar)
Dikkat !!!!!Hepsi bir araya geldiğinde akışkan olacak 


Kabakların kabuklarını sıyırdıktan sonra rendenin kalın tarafı ile rendeleyelim. Taze soğanın yeşil yapraklarını, dereotunu,maydanozu doğrayalım.4 yumurtayı, kuru naneyi, karabiberi,pul biberi, varsa peynir kırıklarını yoksa problem değil :)) unu ve karbonatı kasemize koyup karıştıralım.Bu arada  tavamıza ayçiçek yağımızı koyup kızdıralım. Karışımın içine en son 1 çay kaşığı tuzumuzu atıp,karıştıralım ve kaşık kaşık kızgın yağın içine atıp arkalı önlü kızartalım. Sonra kağıt havlu serilmiş tabağımızın içine çıkartalım
Afiyet olsun





Herkese hayırlı Cumalar, mutlu hafta sonları diliyorum.Sevgiler....

3 Şubat 2015 Salı

NEREDEYDİK NERELERE GELDİK

Prof.Dr.Kemal ARI hocadan "Neredeydik nerelere geldik" hakkında şahane bir yazı....
Kaleminize sağlık 
NEREDENSİN? KAYALAR’DAN MI FLORİNA’DAN MI?


(- Ankara’da Bir Mübadele Etkinliği )
“Mübadele” sözcüğü, sizlere ne anımsatıyor?
Biliyorum, kimilerinin düşünce dünyasında hiç bir anlamı olmadığını...


Yıllar önce Ankara Palas’ta bir konferans vermiştim.O etkinliği organize eden Dışişleri Bakanlığı’nın uzmanlarından biri, yaptığı sunuş konuşmasında, “Müdahale” deyip durdu...
Yaklaşık on beş yıl önce gerçekleşen bu olay, belleğimde çakılmış kalmış..
 On beş, olmadı yirmi ve daha önceki yıllarda, mübadele konusunda Türkiye’de hemen hiç                                                                  bir şey bilinmiyordu.
Bugün durum çok farklı.

Yapılmış pek çok araştırma var. 
Kimi sivil kuruluşlar ortaya çıktı.
Mübadeleyi yaşamış kuşaklardan bugün kaç kişi var Türkiye’de bilinmez...
Ancak onların çocukları, derken çocuklarının çocukları mübadele konusunda bir şeyler yapmak için bütün iradelerini ortaya koyuyorlar.

“Mübadele” yaşanmış bir tarihsel süreç değil yalnızca...
Aynı zamanda bir kültür:
Yemekleri, giyim kuşam biçimleri, gelenekleri, davranış özellikleri, yaşama bakışları; siyasal eğilimleri, toplumsal yaşam içindeki algı biçimleri ve düzeyleriyle gerçekten de Mübadele, bir kültür olarak gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültür...

Ortak bir duygu bir kere...

Bir duygu, hadi buna ortak atan bir kalp diyelim; siyasal görüş farklılıklarını dikkate almadan, pek çok insanı bir araya getiriyor ve ilk karşılaşmada birbirlerine soruyorlar:
-Neredensin? Kayalar’dan mı, Florina ‘dan mı?
Serfice’den mi; Hanya’dan mı?

Bu sorular aslında bir sohbete başlangıç için, karşılıklı olarak aralanmış kapılardır.
O kapı birazdan sonuna kadar açılacak; giderek geçmişte, şu an Yunanistan toprakları içinde olan, ama hala “bizim” ve “bizden” dediğimiz o topraklarda yaşanmış ortak anılara, yaşamış ortak tanıdık yüzlere ve onları anımsamalara kadar gidecek ortak yolculuğa da çıkıştır aynı zamanda...
Ortak renkler, sesler, izler, yüzler; nefesler, hevesler, özlemler, kaygılar, acılar...

Of...
Ne çok ortak şey varmış meğer, işte bu tek sözcüğün içinde...
Kimileri tam olarak ne olduğunu bilmese de, bu ülkede sayıları milyonları aşan insan, o sözcüğün kendi yaşamlarında ne denli önemli olduğunu biliyorlar...

Geçtiğimiz cumartesi ve pazar günü Ankara’da, ,Ankara Lozan Mübadelleri Derneği ile Ankara Barosu’nun ortaklaşa yaptığı bir etkinliğe katıldım.

Tanıdık eski yüzler gördüm...
Ve beni tanıyan çok kişiyi...
Bellek ne tuhaf şey?
Az da olsa, bir kere bile görülen yüzden nice çizgileri derinlerde bir yere kazıyor...
İsimlerden, mekanlardan, yaşanmış ortak anlardan söz edildikçe, o çizgiler uyudukları yerlerden harekete geçip, bir bir ortaya dökülüveriyor...

Renkler başka renkleri, çizgiler başka çizgileri anımsatıyor; anımsanan şeyler, anımsanmayanlara yeni kanallar açıyor; böylelikle bir zincir oluşarak parçaları birleştiriyor...
Ve o birleşen şey, bir süre sonra ete kemiğe bürünüyor, ruh kazanıyor ve anlıyorsunuz ki; meğer sizin dünyanızda, o zamana kadar farkında bile olmadığınız ne duygular varmış!

Kimler vardı bu etkinlikte?
Ankara Barosu’nun yeni ve genç başkanı Av. Hakan Canduran, Av. Ertan Sütçü, çok sevgili arkadaşım-kardeşim Dr. Neval Konuk ve yıllardır tanımaktan hep mutlu olduğum sevgili Yrd. Doç. Dr. Ali Güler...

Ve elbette, daha önce tanıdığım ve tanımadığım onlarca kişi...
Mübadeleyi konuşuyoruz...
Konuşulan şeylere bakıyorum da; bundan yirmi yıl öncesine göre, ne kadar çok şey biliyoruz artık!
Ve kademe kademe, ne çok şey iç dünyamızda kanıksanmış, duygularımız yerine oturmuş; daha çok nesnel bakar olmuşuz her şeye...
Mübadelede yaklaşık iki milyondan fazla insan, büyük bir trajedi yaşadı.
Artık onlar yok...
Ancak bugün onları anımsayan, olayları sorgulayan, içselleştiren, kanıksayan, nesnel değerler dünyasına oturtan bilinçli bir kitle var...
Evet, ulus olmak önemli...
Ulus, sancılı süreçlerin sonunda olgunlaşıyor...
O sancılar bile meğer ne değerliymiş!
Bugün bunu daha iyi anlıyoruz...

Kemal Arı, 3.2.2015

2 Şubat 2015 Pazartesi

LOZAN VE MÜBADELE PANELİNDEN GERİYE KALANLAR

Merhaba
Mübadelenin 92.yıl dönümü dolayısıyla hazırladığımız programımız bitti.Resim sergisi izlenimlerimi daha önce paylaşmıştım.26.Ocak Pazartesi günü "Mübadele kentlerinde Osmanlı Eserleri" konulu  resim sergimiz açıldı. 29.Ocak perşembe Anıtkabir ziyaretimiz gerçekleştirildi.31.Ocak'ta ise  Lozan ve Mübadele konulu paneli yaptık. Katılım yüksekti.

Mübadele konusu tarihimizin karanlıkta kalmış olaylarından biridir. Mübadele öyle derin ve acıklı bir hikayedir ki ailelerimiz konuşmaz, bilenler çoktan ölüp gittiler, 1-2 tarihçi dışında Tarihçiler konuşmaz, Gazeteler yazmaz, televizyonlar- radyolar söylemez.  Sadece vakıf ile birkaç dernek bir şeyler yapmaya çalışır.
Bu tarz  çalışmalarla  "Mübadele" ile ilgili farkındalık yaratabilmeyi umuyorum.

Lozan mübadillerinin çiçeğini  Atamın mozolesinde görmek biz hemşehrileri için onur verici......



Anıtkabir yönetimi tarafından hazırlanan tören dört dörtlük bir 
                                                törendi.


Mozoleye çelenk koyduktan sonra, 1 dakika saygı duruşunda bulunduk.Hepimizin gözleri dolu doluydu.Böyle bir anda insanın duygulanmaması için yüreğinin taş bağlaması gerekiyor diye düşünüyorum.




Ardından Dernek Başkanımız Anıtkabir şeref defterine yazı yazdı.Altta ki fotoğraf yazıya ait....
Gerçekten yazdığı doğru Rumeli bizim için KAYIP VATAN'dır.




92.Yılın anısına Derneğimiz adına Anıtkabir müze komutanına  plaket verdik, o da derneğimize Atatürk'ün resmini hediye etti.


 31.Ocak Cumartesi günü panelin açılış konuşmasını, Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran yaptı.Kendisinin de hem anne, hemde baba tarafından mübadil olduğunu, böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığı içinde çok mutlu olduğunu sözlerine ekledi.Bizi de çokk mutlu etti.


Konuşmacılarımız Prof.Dr.Kemal ARI,Yrd.Doç.Dr.Ali GÜLER ve Dr.Neval KONUK çok başarılı sunumlar gerçekleştirdi.


 Kemal Arı'ya plaketini verip,teşekkürlerimi sunarken  bendeniz efenim


 Emeği geçenler fotoğrafı :)

Yorulduk ama değdi.....Nice panellerde buluşmak üzere hoşçakalın.......

                                                                                       Sevgiler